1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Asıl nokta burasıdır!
Asıl nokta burasıdır!

Asıl nokta burasıdır!

Halil Şanlı yazdı...

A+A-

Referandum bitti. Lütfen kısır çekişme, tartışma, tansiyonu yükseltecek söylemlerden bir an evvel sıyrılalım. Avrupa'nın oyunu bitmemiştir ve asla bitmeyecektir. Şimdi çok daha dikkatli olma zamanıdır.

 

ABD'nin mevcut  başkanı daha bir kaç ay evvel  'buçuk' oy farkı ile (0.5) ; İngiltere'nin AB'den ayrılma referandumu %1 fark ile, 1980'li yıllarda rahmetli Ecevit,Demirel, Erbakan,Türkeş'in siyasi yasaklarının kalkması için yapılan referandum sadece ve sadece 50bin oy farkla geçip yürürlüğe girerken, 'işte demokrasi' deniliyor ama 1.4milyon oy farkı, yani yaklaşık %2.3'lik oran ile geçen referandum içlerine sinmiyormuş! Siz gerçekten demokrasiye mi inanmışsınız, yoksa  yine sayın Erdoğan'ın istediği olduğu için mi, bu kadar nefsi  ve fevri tartışmalara giriyorsunuz? Siz dua edin ki, sayın Cumhurbaşkanının danışmanlarından sayın Şükrü Karatepe'nin yanlış yorumlara sebebiyet veren, gizli fetöcülerin ekmeğine yağ süren  gereksiz sözlerine ki,  %54-55'e o sözlerle engel oldu!  Yapmayın Allah aşkına! Bari saygı duyup, Batı'nın bitmeyen hain beklentisine pirim vermeyin.Onlar, yalnız evet verenler için değil,  hayır verenler için de hainlik düşünür.Çünkü onların derdi bu vatanı iç savaşla karıştırmak, bölmek, parçalamak, hepimizin namusuna göz dikmektir! Referandum sonrası yaptıkları açıklamalara hiç mi dikkat etmiyorsunuz! Hemen hepsi 'İkiye bölündüler' ifadelerini size göre laf olsun diye gelişi güzel mi kullandılar?

 

Yok efendim, 'hile olmuş'!  Allah aşkına,  bir iki kişi kendi partilerinde sultalarını sürmek için kendilerine mazeret üretirken  ve 'kamuoyu yerse' taktiği güderken, sizler hiç mi hesap yapmadınız?

 

Oy çalmak isteyen,  zarfa neden mühür basmasın?

 Yani 'Bakın hile yapıyoruz' mu demek istemiştir, acaba!

Kimi  arkadaşlara  göre 1.5 milyon oy çalınmış! Akıl var mantık var...

Yaklaşık 3-4 bin arası sandığa tekabül eder bu oylar!

Bu kadar sandıkta hile olması mümkün mü?

Kaldı ki üç bin sandıkta 6 bin, 4 bin sandıkta 8 bin CHP ve HDP'li görevli mevcuttu!

 Bunların hepsine uyku hapı mı içirmişlerdi?

Yok bu görevlilerden bu olayları gören olduysa, 

Neden o anda;  bir, üç, beş, on, yüz  tutanak tutulmamıştır?

Hile yapacak olan, bunu Ankara, İstanbul gibi vitrin illerde neden yapmamıştır?

Kaldı ki 'hileli' dediğiniz 1.5 milyon oyun hepsinin

'Hayır' olduğuna nasıl bu kadar eminsiniz?

 

Evet gönül isterdi ki; Yüksek Seçim Kurulu hiç böyle bir hataya düşmemiş olsaydı! Kimin ne hakkı vardı bu tartışmayı yaşatmaya!  Elbette hile olduğuna asla ihtimal vermesem de kaybedenden çok, kazanan iradeyi zan altında bıraktırma densizliği asla yapılmamalıydı!

 

Yeni Anayasa için tercihlerini olumlu ya da olumsuz olarak yapan tüm kardeşlerime sesleniyorum. Şahsi fikrim, bu referandum olmaz da hani milyonda bir ihtimal tekrarlanırsa dahi bilmelisiniz ki, makas 'evet' lehine daha çok açılır! Hepimiz kardeşiz. Tercihlerimiz farklı olabilir. Ama bu vatanın evlatlarıyız. Siyasetin içinde yer alan bir avuç terörist ruhlu kişilerin oyununa, gizli Fetöcülerin algı operasyonlarına, Batılıların bu ülkedeki kale başlarına yerleştirdikleri vesayetçilerin çığırtkanlıklarına, sakın aldırış etmeyin. Kimse kimseyi yenmedi! Kimse kimseden daha üstün değil. Bu vatan karışır, Allah korusun parçalanmanın eşiğini yaşarsa, bundan ne 'evet' diyenler, ne de 'hayır' diyenler tek başlarına etkilenmez. Göz dikilen namus, hepimizin namusu olacaktır! Susturulan ezan, indirilen bayrak, çalınan gelecek hepimizin olur. Bizim en büyük sermayemiz,  fikirlerimiz ayrı olsa da vatanımızdır, kardeşliğimizdir. Buna halel getirecek her davranış ve söylemden kaçınmak  en büyük görevimizdir. Peşin hükümleri, ön yargıları bir kenara koyalım. Oy vermekle hepimiz vatandaşlık hakkımızı kullandık. Sabırla bekleyelim. Çoğunluk yeni anayasanın ne getirdiğini bilmiyor zaten. En azından muhtarlıkların, lokantaların kapatılmayacağını gördük! Bekleyelim görelim. Belki de 'hayır' oyu verenlerin en az yüzde 60-70'i, beş yıl sonra  'iyi ki bu sisteme geçmişiz' diyecektir! Bakın bu Anayasa ile  büyük olasılıkla daraltılmış seçim sistemi gelecek. Kardeşlerim,  bu ne demek biliyor musunuz? Artık adayları liderler seçip, bizler mecburen oy vermek durumunda kalmayacağız. Ön seçimler ya da benzer uygulamalar ile Trabzon belediyesi için veya Ankara'da sizi temsil edecek  kişinin ismini, büyük oranda artık millet olarak bizler belirleyeceğiz. Şimdiye kadar ne yapıyorduk? Sevdiğimiz bir liderin peşine takılıp, seçime gidildiğinde 'Şu vekil içime hiç sinmiyor. Benim partime de yakışmıyor. Ama ne yapayım, mecburen oy vereceğiz'  derken, artık  partilerimizde bizi temsil edecek olan şahsiyetleri büyük oranda bizler belirleyeceğiz.

 

Soruyorum sizlere!  Faşizmin, diktatörlüğün, demokrasi düşmanlığının en büyük örneği Hollandalı Wildears'ın derdi, Türkiye'nin  özgürlükler ülkesi olmasını sağlamak mıdır?  Türk ve İslam  düşmanı Merkel'in, Avrupalı liderleri Vatikan'da toplayan Papa'nın, ülkeme yıllardır silah doğrultan PKK'nın ve diğerlerinin derdi, Türkiye'de ki  gelişmiş demokrasi midir? Yoksa bu ülkeyi kendi istedikleri sistem, kendilerine itaat eden liderlerle sürekli kontrol altında tutmak mıdır? Ne olur bunun muhasebesini çok iyi yapalım! İşte birliğimizi, kardeşliğimizi en fazla güçlendirmemiz gereken asıl nokta burasıdır.