1. YAZARLAR

  2. HALİL ŞANLI

  3. 'Ben O Kupayı İstemiyorum'!
HALİL ŞANLI

HALİL ŞANLI

Yazarın Tüm Yazıları >

'Ben O Kupayı İstemiyorum'!

A+A-
 Halil ŞANLI yazdı…

‘2011 ŞAMPİYONLUK KUPASINI İSTEMİYORUM’!

 

Fenerbahçe şike yapmış mıdır? Kesinlikle yapmıştır! N yazık ki ülkemizde ki hukuk sistemi güçlüden yana olma özelliğini bir kez daha ortaya koymuştur! Hukuk ‘hukuksuz’ davranmıştır ama işin görünmeyen boyutunu irdelemeden, bilmeden konuşmak da ‘büyük Trabzonsporluluk’ olarak addedilir olmuş!

 2011 tarihinde cemaate yakınlığı ile bilinen hakim, savcı ve polis güçleri Fenerbahçe’yi mercek altına almış ve Sarı lacivertli kulübün yönetiminin attığı her olumsuz adımı kayıt altına almıştır. O süreçte Trabzonspor ve bazı kulüplerin de zaman zaman takibatı yapılmıştır. 3 temmuz günü ise Fenerbahçe’ye operasyon yapılmış ve Fener dosyası açılmıştır. Altında nasıl bir hesap ya da nasıl bir amaç vardır, bilemem! Şike davasında Fenerbahçe için elde edilen deliller ortaya konulmuştur. Ortaya konulan delilerin yüzde doksanı doğru delillerdir. Yani şike yapılmıştır. Yani günün Fenerbahçe yönetimi maçların önemli bir kısmını satın almıştır. Yani hak ederek şampiyon olmamıştır!

Aynı dönem Trabzonspor başkanı ve bir iki yöneticisinin de ifadeleri alınmıştır. Fakat dönemin savcısının  dönemin asbaşkanına ‘Sizi göstermelik olarak dinliyoruz. Sakin olun. Telaş yapmayın. Davanın tarafsızlığı ve inanılır olması için sizi de ifadeye çağırdık’ (Dönemin asbaşkanı Nevzat Şakar’ın 12 Aralık 2011 tarihinde kendi işyerinde tarafıma söylediği cümlelerdir)  şeklindeki söylemi aslında Trabzonspor’un o günlerde ‘şike yapmışlar mıdır’ şeklinde bir amaçla takip edilmediğinin en somut örneğidir. Daha sonra ki günlerde iş adamı ve o günlerin Sadri Şener- Mahmut Aksu ikilisine en yakın ismi Zeki Mazlum’un yine şahsıma ‘Bildiklerimi anlatsam Sadri ve Mahmut cezaevinde çürür’ şeklindeki ifadeleri de Trabzonspor’un polis ve savcılar tarafından takip edilmediği tezini güçlü kılmıştır.  Hatta kafamda ‘Fener kesin şike yaptı. Bu doğru. Ama biz gerçekte şampiyonluğu hak ettik mi?’ şeklinde bir istifam oluştu. Bu soruyu camia içinde önemli gördüğüm, bilgisine güvendiğim birkaç kişiye de sordum. Hiç biri bana ‘ Anamızın ak sütü gibi helaldir’ diyemedi. Yani herkeste bir şüphe, herkeste ‘acaba’ sorusu vardı aslında! Çünkü Sadri Şener ve Mahmut Aksu ikilisine bu mana da gerçekte bir güven yoktu!(Mahmut Aksu yönetimde değildi ama Sadri Şener’den hiç kopmadı. O dönem bir çok transferi bile kendisi yaptırdı)  Hatta bu nedenledir ki; Trabzonspor asbaşkanı Nevzat Şakar bile bu ikiliye güven duymadığı için ilk ifadesine giderken ‘tutuklanacağım’ korkusu ile kalp spazmı geçirip hastaneye kaldırıldı. Günlerce ifade veremedi! Yine kendisine güven duymadığı için dönemin Başkanı Sadri Şener tam yedi ay boyunca sessiz kaldı. Ve hatta  bir açıklamasında Aziz Yıldırım için talep edilen hapis cezası sorulduğunda ‘ Aziz bey ne yapmış, adam mı öldürmüş’ diyecek kadar pişkinlik göstermiştir!  Yine iyi bir Trabzonsporlu dostumun ( Gerekirse şahitlik yapar) ‘Mahmut Aksu İstanbul’da ki evinde gündüzleri perdeleri kapatıyor. Akşamları evde lamba yakmıyor. Yani evde kimse yok izlenimi yaratıyor’ şeklindeki ifadeleri de işin bir başka ayrıntısı! Bunları alt alta koyup  vicdanıma  sık sık ‘biz temiz miyiz’ sorusunu yöneltmek durumunda kaldım! Ve bunu her Trabzonsporlunun da kendisine sorması gerekir. Fener kesinlikle şike yaptı ve hak etmedi! Ama biz hak ettik mi?

Daha sonra ki süreçte günün Başbakanı olaya el koydu. Ve dönemin Başbakanı aynı süreçte( 3 Temmuzdan yaklaşık 1 yıl sonra) Trabzon ziyaretinde dönemin Trabzonspor başkanını yakasından tutup; ‘Bu işi kapatın. Sen çok dürüst mü iş yaptın? Sen çok temiz misin. Şu Trabzonu, şu Trabzonspor camiasını çok sevdiğim için sizin kirli çamaşırlarınızı ortaya dökmüyorum’ demesi acaba hangi verilere, hangi bulgulara dayanılarak söylenmiştir! Sayın Şener’in o dönem sayın Başbakanın bu çıkışı karşısında ki suskunluğu sadece ‘emredersiniz sayın Başbakanım’ demesi neyin ifadesidir?

Yani o günkü başbakan, bugünkü Cumhurbaşkanı acaba  her iki tarafı da ‘kirli’ gördüğü için midir ki bu konuyu kapatmak için uğraş vermiştir! Yoksa sadece Fenerbahçeli olup, Trabzonspor düşmanlığı yapma gereği mi duymuştur? Bir başbakanın hem de Trabzon’u seven ve Trabzonspor’a o dönemler trilyonlarca kaynak aktaran devletin tepesinde ki birinin sırf diğer takımı tuttuğu için böyle bir adaletsizlik için de olacağını asla ve asla düşünmüyorum. Ha hukuk yanlış tecelli etmiş midir? Evet etmiştir. Çünkü Fenerbahçe’den bu kupa alınmalıydı! Sorumlular cezalarını çekmeliydi! Onları aklamak hukuku yerine getirmek değil, hukukun kalbine hançeri saplamaktır. Kupa Fener’den alındıktan sonra varsa bilgi ve belge Trabzonspor’a da en ağır ceza verilmeliydi. Kupa lig üçüncüsü Bursa’ya gitmeliydi! Ya da o sezon ‘yok’ hükmünde sayılmalıydı! Yani daha o günlerde olayın üzeri kapatılmak yerine Fenerbahçe ve Trabzonspor hakikaten adil savcıların hakimlerin elinde tepeden tırnağa incelenmeliydi! Hukuk ölçüsünde adil davranmak ancak böyle bir adımla olabilirdi. Yoksa Trabzon’a bakmamak , şikeci Fener yönetimini aklamak asla hukuk devletine yaraşır bir davranış biçimi değildir. Tam tersine hukuku yeniden katletmektir!

Bunları neden yazıyorum. Çünkü o kupanın asla gelmeyeceğini biliyorum. Herkes bir vicdan muhasebesi yapsın diyorum.Çünkü kendi kulübüne bile şaibeli transferler yapanlara inanmıyorum. Çünkü sayın Cumhurbaşkanı için yapılan ‘Fenerli olduğu için’ yorumlarını haksız bulduğumu bilmenizi istiyorum. Çünkü dürüst bir Trabzonsporlu olarak,  biz yeterince incelemeden  geçmeden ve içimizde olan ve olaya yakın insanların söylemlerini gördükten sonra  böyle bir şampiyonluğu ben istemiyorum. Ve son olarak Sadri Şener gibi insanların  bir daha bu kulübe yaklaştırılmaması gerektiğini bir kez daha haykırmak istiyorum. Şener dönemi Trabzonspor’un her bakımından en karanlık dönemidir. Lütfen beni daha konuşturmayın. 

Önceki ve Sonraki Yazılar