1. YAZARLAR

  2. HALİL ŞANLI

  3. Bilinmeyen gerçekler ve olması gereken!
HALİL ŞANLI

HALİL ŞANLI

Yazarın Tüm Yazıları >

Bilinmeyen gerçekler ve olması gereken!

A+A-

Trabzonspor Malatya deplasmanında  tarihine  bir kara yaprak daha ekledi.Biliyorum,  hemen herkes Ünal Karaman’ı  yerden yere vuracak! Fakat işin asıl gerçek tarafına  bakmak  daha sağlıklı olur diye düşünüyorum.

Neden Ünal hoca?

Trabzonspor,  Malatya  gibi takımlardan 5 yiyorsa,  futbol adına konuşacağım teknik anlamda bir şey olamaz! O forma  boş dolaşsa yeşil sahada,  beş olmaz! Lakin işin derin noktalarına inmek gerek. Ünal Karaman’ın teknik adam kapasitesi  bu kadarsa, sayın hocamızın kabahati nedir? Adam Karabükspor ile oyalanırken, tombaladan onu çıkarıp getirenlerin amacı  neydi? Ünal hoca tehditle, torpille, şantajla veya silah zoruyla mı göreve geldi? Hayır… Kendisi  bile inanamadı gelen davete! Neden getirildi bilir misiniz? Hey yeşil sahaya bakıp konuşanlar, size  sesleniyorum! 28 yılım geçti bu kulüpte! Çünkü Ünal Karaman,  Sadri Şener döneminden bugünkü  yönetime sarkan aktif ya da  aktiflerin kanatları altındaki, dışarıda pusuya yatmış olanların, aldırmak isteyeceği oyunculara ses çıkarmazdı da ondan! Sezon başı adı geçen Sadi Tekelioğlu, Mustafa Akçay ya da geçen sezon Usta’ya devre arası tanımadığı oyuncuları aldırmayarak, bu kulübün en az 50 milyonunu koruyan Rıza hoca  ise transfere  karışıp,  bu kan emicilerin  kazanç kapılarında engel teşkil edebilirdi. Ama Ünal hoca öyle değil! Lakin 2009-2010 sezonunda Gabriç’i izlemediği  halde,  transfer izleme komitesinin etkin bir ismi olarak sayın Ünal Karaman, bugünkü kan emicilerin isteği ile  olumlu ve sahte bir rapora imza atmıştı! Sezon başında ‘Yapmayın etmeyin! Adam gibi adam olabilir. Lakin Trabzonspor’a hoca olamaz’  dediğimiz Ünal  hocanın, kimse kusura bakmasın  şimdi bir kabahati yoktur. Ünal’ı emin olunuz ki hepinizden çok da severim.

Süreci ‘piç’ eden yönetim!

Trabzonspor yönetimi, takımın  bu  enkaz halini hazırlayan en önemli etkendir. 28 yıldır  meslek  hayatımda gördüğüm, ‘oyuncunu sahiplenmesini bileceksin’ anlayışıdır! Şenol Güneş’in gittiği takımlarda başarılı olma sebebi de oyuncusunu sahiplenme tarzıdır. Dört aylık transfer döneminde Burak Yılmaz’ı becerip gönderememişseniz,  ve sezon eğer başlamış, yarış start almışsa;   siz artık yarış sonuna kadar  yani taaaa Mayıs ayına kadar,  oyuncunuzu  her türlü  saldırıdan koruyacaksınız! Siz ne yaptınız? Burak’ı yandaşlarınız ve tetikçileriniz ile sürekli  kamuoyu önüne attınız! Her hafta tartışmaya açtırdınız!  Hedef yapmak için her yolu denediniz! Hatta Burak’ı savunanlara da içten içe  düşman kesildiniz ! Burak  aptal değil. Sizden daha iyi  anlıyor  dönen dolapları! Daha doğrusu döndürdüğünüz dolapları! Kendini idare etmekten aciz olanların,  tehlikeli oyunlar içine girip kulübü idare etme düşüncesi, bir kez daha  yerle bir olmuştur. Trabzonspor eğer 7 aydır Burak Yılmaz’ı konuşuyorsa, hiç kimse bana yöneticilikten  filan söz etmesin. Burak Yılmaz’a bu kadar kin duyuyorduysanız,  keşke alacaklarına karşılık bonservisini sezon başında ona verip gönderseydiniz! Keşke, para kazanmayarak gönderseydiniz de bu takımın yarış esnasında huzurunu bozmasaydınız! Burak’ın aldığı para telafi edilirdi bir şekil! Ama bu sonuçlar telafi edilemez! Burak’a verdiğiniz  paralar,  transferlerde çalınan(!) ve  komisyon adı altında yapılan  soygunlardan  daha fazla değildir! Takımın dengesini bozan, iç yapısını karıştıran, bugün taraftarın  ağlamasına sebep olanlar,  ne yazık ki  yönetenlerdir!

Kefil olduğumuz ‘dilsiz şeytan’ tipleri!

Yönetim içinde düzgün olarak gördüğümüz  dilsiz  şeytanlara  sesleniyorum! Hani bizi kendi iş yerlerine davet edip, ‘Artık susmayacağım. İranlıların fiyatı ilk başta  düşüktü! Şimdi neden yükseldi. Ben bile bilemiyorum. Yönetimde arkadaşlar kirli işler döndürüyor. Artık isyan bayrağı açtım’  diyen,  fakat bir ay sonra baskılara boyun eğip susmak, hatta arkasından konuştuğu insanlarla  alemlerde  görüntüler verip,  dava arkadaşlarını satan dilsiz şeytanlara sesleniyorum. Sizlere kalem ve mikrofonlarımız ile kefil olduğumuz için utanıyoruz. Sizler peygamber efendimizin buyurduğu; “Haksızlıkları gördüğü  halde susan da dilsiz şeytandır” hadisinin, en somut en net  görüntülerisiniz! Kendi çıkarlarınız için Trabzonspor çıkarlarını satarak,  ihanetçilerden  daha çok ihanet eden, parası olup  başkalarının aklıyla dönen zavallılarsınız!

Biz maalesef buyuz! Allah rızası için bunu yapın!

Şimdi siyasetçilerimize sesleniyorum. Bu kulüp için her tür rüşveti tepmiş, 27 yılda defalarca bedel ödemiş ve halen ödemekte olan bir Trabzonsporlu olarak, lütfen diyorum. Sayın Berat Albayrak, sayın Süleyman Soylu! Lütfen, milyonlarca Trabzonsporlu adına sesleniyorum. Biz;  egolarıyla hareket eden insanlarız. Biz kendi çıkarlarımızı her şeyin üzerinde tutarız. Biz paylaşmayı, saygı duymayı bilmeyiz. Biz aslında futboldan da anlamayız. Biz bilgin insanları değil, kuklalarımızı yukarılara taşıyıp, ahlaklı ve erdemli olan kişileri tukaka ederiz. Biz Trabzonspor üzerinden aslında hem ceplerimizi doldurur, hem de sevmediğimiz insanlara savaş açarız. Biz biz olmaktan çıkmış, ahir dönemin fesatlarıyız! Amaç eğer bu şehrin ismini duyurup, sahada şampiyonluklar kazanmak ve Trabzon’un marka değerini yükseltmekse, lütfen bu kulübü Katarlılara satın! Buna derin Trabzon itiraz edebilir ama en azından milyonlarca taraftar, bu denli hüzün  ve kepazelik yaşamaz. Bu kulübü derin Trabzon’un oyuncak ve kazanç kapısı olmaktan, ne olur çıkarın! Allah rızası için…

Önceki ve Sonraki Yazılar