1. HABERLER

  2. TRABZONSPOR

  3. İki ileri bir geri!
İki ileri bir geri!

İki ileri bir geri!

Halil Şanlı yazdı…

A+A-

Kasımpaşa müsabakasının  ilk yarısında Trabzonspor,  Bursaspor maçında uygulamaya çalıştığı taktiği aynen sahaya yansıttı. Beklerinde ileri gelmesiyle orta alanı kalabalık tutarak, topa  daha çok sahip olmayı planlayan  ve rakibe rahat oynama imkanı tanımamayı  hedefleyen  Bordo Mavili takım, bunda zaman zaman başarılı oldu.

 

Maçın başlaması ile birlikte rakip alanda çok sayıda adamla görülen Trabzonspor,  hücumda  etkin bir görüntü veremese de  ev sahibi takımı da bir süre istediği gibi kontrol altında tutmayı başardı.  Yani Kasımpaşa’nın elini kolunu sallayarak, rahat boş alan bularak gelmesini engelledi. İlk devre Trabzonspor,  Okay’la rakip kalede  çok etkili bir pozisyon bulurken, son saniyelerde de  bir duran top sonrası,  bu devrenin en etkisiz ve en vasat oyuncusu Mas’la  kafa golüne   kavuştu. Ev sahibi Kasımpaşa ise bir kez Tunay diğerinde de Koita ile iki kez gole çok yaklaştı. İlk devre genelde  denk kuvvetlerin mücadelesine sahne oldu. Fakat ilk devre dikkatimi çekti ki, Bordo Mavililer tıpkı Bursa maçında olduğu gibi ilk yarım saatten sonra  geri vites yapmak zorunda kaldı. Yavaş yavaş güçten düştü. Böyle olunca da  oyun üstünlüğünü son on beş dakikada  rakibe kaptırdı. Zaten rakibin üstün oynadığı anlarda da iki net pozisyon yakaladığına şahit olduk!

 

Müsabakanın ikinci devresinde oyun anlayışı bakımından  fazla bir değişiklik  olmadı. Yine orta alanı kalabalık tutan ve arkasında da  bir blok  daha oluşturan Trabzonspor ile ev sahibi arasında üstünlük kurma çabasıyla oyun uzun süre bu şekil devam etti. Bu yarıda  sahaya  daha iyi yayılan ve daha organize takım görüntüsü veren İstanbul ekibiydi. Fakat onların da en büyük zaafı, kanat organizasyonları yerine göbekten rakibi delme anlayışıydı. Çünkü Trabzonspor  stoperlerinin  gerek Bursa, gerekse bu  maçta,  son derece başarılı oynamaları ile önemli bir hata göze çarpmadı.  Belki hücuma katkıları tartışılabilir. Fakat Okay ve Onazi’nin  savunma anlamında o göbek bölgesine verdiği katkı da yadsınmamalı.  Yani rakibin göbekten  yaptığı atakların karşılanmasında, bu ikilinin stoperlere verdiği katkı da  son derece başarılıydı. Müsabakanın  son yirmi,  yirmi beş dakikasında Trabzonspor’un tamamen savunmaya yaslanması bana göre Yanal’ın taktik anlayışından kaynaklı değildi. Bursa maçında olduğu gibi Karadeniz temsilcisinin fizik güç konusunda  yeterliliği bu kadar. Oyuna  hızlı başlayıp, her  alana bastıkları için yani bir anlamda yetersizliklerini bu şekil çok koşarak kapattıklarından dolayı, maçların otuzuncu dakikasından sonra kondisyon giderek düşüyor ve hele ki son bölümde nefes nefese kalınıyor. Maçın bütününde  Yusuf Yazıcı’yı tek geçtiğimi, N’Doye’nin gol atmasa da, çok iyi çalışıp, faydalı biçimde top saklayarak görevini yaptığını, stoperlerin de  minimum hata ile  oynadığını ifade etmek isterim.

 

Bordo Mavili takımın ligin ikinci yarısında aldığı iki galibiyeti çok önemsiyorum. Oynanan futbol,  ilk yarım saatlerden sonra beklenenin altında olsa bile; savaşma arzusu, takım olma isteği, rakibe direnme  çabası bence olumlu görülmeli. Bu takımdan çok fazlasını beklemek, istediğimiz Trabzonspor’u 90 dakika sahada görmek ise çok zor ihtimal. Aldığımız üç puanlara şükredip,  ligin ilk yarısına göre daha pozitif gördüğümüz hususları takdir etmeliyiz. İlk devre, bir ileri iki geri iken, ikinci yarı iki ileri bir geri, zirveye tam olarak yerleşemeden ama ilk devreye göre  çok daha iyi bir noktada ligi tamamlayacağımızı düşünüyorum.