1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Mecbursunuz!
Mecbursunuz!

Mecbursunuz!

Hasan Akyasan’dan ibretlik bir yazı daha…

A+A-

14 Ağustos  2001  umudun başlangıcı… ‘Yeter söz milletindir’  diyen Adnan Menderes’in  yarım kalan ülküsü ,  ‘Bu milletin derdi, bizim derdimizdir. Bu milletin tarihi bizim tarihimizdir’  diyen  Erdoğan’ın kararlılığı ,   ‘Asıl paye, milletin teslim ettiği , milletin takdim ettiği payedir’ diyen bir liderin güvenilirliğiydi…

 

               Bu tohum 3 Kasım  2002’de  demokrasinin kalbinde,  sandıkta  karşılığını buldu.Bu karşılık 4 genel seçim , 3 yerel seçim , 2008 ve 2010 tarihli halk oylamalarıyla  kesintisiz devam etti. 2014’te Lideri Recep Tayyip  ERDOĞAN’a, halk tarafından seçilen ilk Cumhurbaşkanı unvanını vererek, bu güveni taçlandırmış oldu.

 

              Kesintisiz  14 yıldır iktidarda olan Ak parti; milletin güveni ve desteğiyle  yürütmeyi kilitlemeye yönelik  her türlü müdahaleye karşı başarıyla karşı durdu. En son 2013’te yaşanan Gezi Kalkışması ve de 15 Temmuz darbe girişimi ; Türk milletinin, devletine , hükümetine, Cumhurbaşkanına  duyduğu bağlılığı  tüm dünyanın hayranlığında, tarihe  altın harflerle kazıdı. Liderinin  bir tek sözüyle  sokağa dökülen , gözünü kırpmadan tanklara kafa tutan , mermilerin önüne atlayan ,  seçimine , iradesine yönelen hain güruha haddini bildiren bir millet... Vatan, millet  ve çocukları için  kamyonla yola düşen  Şerife Analar, pijamasıyla şehit olan Akın Kahramanlar , Darbenin sembolü  Ömer Halisdemir  gibi yiğitler nezdinde,  246  şehidimiz ve de yaralı gazilerimiz, bu milletin bağrından çıkan vatan evlatları…

 

           ‘’ Benim oyum çobanının oyuyla bir olabilir mi’’  diyen, milleti hakir gören,  elit tabakaya (!) ‘bir vatan nasıl kurtarılır, verdiğin oya nasıl sahip çıkılır’,  dersini verdi  bu millet… Hızlı treni kömürle çalıştıran Pelin BATU’ya , Nene Hatun’u Kırşehir’li  yapan Aylin Nazlıaka’ya  gereken cevabı, darbeye tek başına meydan okuyan Safiye ablalar verdi...

 

            Bu millet yapması gerekeni fazlasıyla yaptı. Sadakatini , bağlılığını , sevgisini gösterme adına ölümü hiçe saydı adeta!

 

            Fedakarlık, karşılıklı olana denir.Biri ‘feda’ ederken diğeri ‘kar’ ediyorsa ona ticaret denir.Devletin  hiçbir kurumu  kar elde etme yeri değildir,  hizmet makamıdır. Milletin  yeridir… Çiftçinin , işçinin, çobanın, memurun , öğrencinin , iş adamının, ev hanımının  hulasa-ı kelam halkın yeridir makamlar... Marifet; milletvekili , bakan geldiğinde koltuğunu ona bırakıp karşısında el pençe divan  durmak değil, halkın karşısında  hizmet eri olduğunu  unutmamaktır. Sıkıntısını ,müşkülünü  anlatabilmek   için aylarca randevu  bekleyen , araya adam koymak zorunda bırakılan, her türlü bürokratik engelle önüne set konulan vatandaşa, ‘hakimiyet senindir’ demek ne kadar anlamlı. ‘’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’’ diyen Şeyh Edebali  düsturuyla, ‘’Çok şükür yanlış yaptığımda beni kılıcıyla düzeltecek  kardeşlerim var’’ diyen Hz. Ömer’in   adaletiyle hareket etmeli,  sorumluk makamında olanlar…

 

          Mazlumların yanında olmak, zulme karşı durmak adına  Suriye ekseninde tek başına mücadele eden , içte ve dışta  yalnız bırakılma pahasına milletine olan hizmet sevdasından vazgeçmeyen Recep Tayyip Erdoğan’ın,  misyonunu yüklendiği partinin hiçbir mensubu, millete karşı olan sorumluluklarında  zafiyet gösteremez. Halkın sorunlarını ilk ağızdan dinlemeye , onlarla hemhal olmaya, çözüm üretmeye mecburdurlar.Haftada bir gerçekleştirilen  halk günlerine  katılmaya zaman bulamayıp; bakanların,  başbakanın, Cumhurbaşkanının  olduğu toplantılarda boy göstermek, cenazelerde fotoğraf yarışına girmek  değildir milletvekillerinin görevi!  Zengin , itibarlı ailelerin nikahını kıymak , şahitliğini yapmak , halkın paralarıyla sayısız yurt dışı gezisi düzenlemek değildir yerel yöneticilerin vazifesi! Sırtını  Ak Parti’ye ve  bu  hareketin lideri Tayyip  Erdoğan’a  yaslayarak   siyaset yapılamaz.

 

          Bu millet; verdiği oyun , duyduğu güvenin , döktüğü kanın karşılığında sadece hizmet bekliyor ! Unutmayınız ki bugünkü bulunduğunuz yer ve makamları,  hem bu asil  millete hem de  kefenini giyip yola çıkan Recep Tayyip Erdoğan’a borçlusunuz. Tüm bu sebeplerle çok daha çözüm üretici, çok daha faziletli, çok daha adaletli ve çok daha sorumlu olmak zorundasınız.