1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Onurlu ve özgürce…
Onurlu ve özgürce…

Onurlu ve özgürce…

Halil Şanlı’nın bu yazısını mutlaka okuyun…

A+A-

Siyasi bir partinin içinde bulunmuş arkadaşımız yazmış! “Ne günlere geldik! Dostumuz Almanya ile düşman olduk”… Aklınca siyasi bir bakışla hükümet politikasını eleştiriyor bu kardeşimiz. Bu cümleyi gördüğümde kendi kendime yaşadığım hayal kırıklığı ile sorular kafamda sıralandı.

Bu ve benzeri  görüş taşıyanlar adına düşündüm…

Şöyle mi yapmalıydık mesela….

-‘Kendi  ülkende bile atacağın adımı bana soracaksın’  diyen dostumuz(!) Almanya’ya;

1940’lardan beri dediğimiz gibi; 

‘Sen nasıl istersen Hans kardeşim’ mi demeliydik sizce?

-‘Dünyanın en büyük havalimanı projesinden derhal vazgeç’ diyen dostumuz (!) Almanya’ya;

1940’lardan beri dediğimiz gibi;

‘Sen merak etme Jürgen kardeşim. Bil ki o proje çöpe atıldı’ mı demeliydik sizce!

-‘Ülkende nice masum insanları katletmiş olsalar da PKK ve diğer örgütler için terörle mücadele yasasında değişikliğe git ve bu yasayı yumuşat’  diyen dostumuz(!) Almanya’ya ;

1940’lardan beri alışıla gelmiş itaat ölçülerinde;

‘Üzülme Gabriel, sen haklısın! Yaşam hakkı bir tek sizler için sunulmuştu zaten’ diye lütufta mı bulunsaydık!

-‘Ülkeni karıştırmakla görevli sadık köpeğimiz, ajanımız aslında bir gazetecidir. Yıllardır böyle tanıttık. Onu derhal serbest bırakın’  diyen  dostumuz(!) Almanya’ya;

‘Siz yeter ki emredin sevgili Merkel hanım’  mı demeliydik!

-‘Ülken’de sana sormadan istediğim üstte, istediğim atı özgürce oynatabilirim’ diyen dostumuz(!) Almanya’ya;

1940’lardan bu tarafa beri gelen anlayışta olduğu gibi;

‘Biz kim oluyoruz. Biz emanetçiyiz. Atalarımız sizin yönetmeniz için bu topraklar uğruna kanlarını akıttı. Burası sizin toprağınız sevgili Müller’ mi deseydik!

-‘Ben istediğim zaman ülkendeki yönetimi değişir, halk iradesinin içine ederim’  diyen dostumuz(!) Almanya’ya;

1940’dan beri  yaptığımız gibi;

‘Daha evvel ki gibi gel ‘ihtilal’ yap. İstediğin düzeni kur sevgili Sheffır’ mı demeliydik!

-‘Kardeşim Türkiye’de basın benden sorulur. İstediğim algıyı istediğim biçimde yaratırım’ diyen dostumuz(!) Almanya’ya;

1940’lardan beri süregelen şekliyle;

‘ Ne demek! Aaaa rica ederim. Siz yanlış anladınız! Siz ülkemdeki basını; benim ülkemi karıştırmak, hizaya getirmek için istediğiniz gibi dizayn edebilirsiniz sevgili  Hainze’ mı demeliydik!

Ve daha niceleri…

Tabi alışmıştık ya on yıllardır uşakça yaşamaya!!! Yine öyle yapmalıydık değil mi?

Şimdi, ‘Dost Almanya ile bile bizi düşman ettiler’ diyen zavallı ve fukara düşünce sahipleri;

İşte aramızda var olduğunu iddia ettiğiniz dostluk(!),  yukarıdaki  temellere dayanıyordu. Fakat sizin fark edemediğiniz ya da siyasi hırslarınız uğruna görmek istemediğiniz, bunun adının dostluk olmadığıdır!

 Biz söyleyelim…

Kiminin ağzından çıkan ifadeye göre, sizin ‘dostluk’ dediğinize   biz;   ‘bugüne kadar sömürgeydik’ diyoruz! Kimine göre de sizin ‘dostluk’ dediğinize  biz; ‘Bugüne kadar Cumhuriyetle  değil, Manda ile idare edilen bir ülkeydik’ diyoruz! Daha ne istiyorsunuz?

Onurumuzla ve özgürce yaşamak değil miydi hepimizin gayesi?

Aklınızı başınıza toplayın. Onurlu ve özgür bir yaşam;  vatan, bayrak, ezan, inanç, tam bağımsızlık ve  mutlak halk egemenliği ile olur.

Son olarak;

Hükümeti,  son attığı Katar adımından dolayı alkışlıyorum. Bu millet Allah aşkı, Peygamber aşkı ve vatan aşkı için yaratılmıştır! Bu aşklara zeval geleceği noktada,  Katar’a çok büyük bir askeri güç sevkiyatı hemen yapılmalıdır. Ne yani, ABD istedi diye Kore’ye kahraman Mehmetçiği gönderdiğimiz nokta da, bugün bu ülkenin bu milletin yanında küçücük ama dimdik duran Katar’lı kardeşlerimizi teslim mi edecektik? Bir önerim daha var. Alemlere rahmet olarak gönderilen, ayağının altındaki toza kurban olduğum Efendimiz’i Medine’de;  aşkların en büyüğü olan Rabbimiz’in evi, Kıblemiz Kabe’yi Mekke’de koruma görevini de üstlenmeliyiz. İster seve seve, ister zorla! Çünkü o kutsalları kollamak; emperyalist pisliklerin uşaklığını yapan karı  kılıklı Bedevilere değil, İslam dünyasına Allah’ın bir lütuf olarak gönderdiği Türk milletine yaraşır.