1. HABERLER

  2. TRABZONSPOR

  3. Recep Denizeri’ye çapraz ateş.
Recep Denizeri’ye çapraz ateş.

Recep Denizeri’ye çapraz ateş.

Özağcı ile Şener sert yazdı...

A+A-

Karadeniz Gazetesi’nin iki köşe yazarı Miraç Özağcı ile Selim Şener, Trabzonspor yönetim Kurulu üyesi Recep Denizeri’ye yönelik iki ağır yazı kaleme aldı.

Bugün yayınlanan Karadeniz Gazetesi’inde iki köşe yazarının yazısı birinci sayfadan girdi..

Trabzonspor Yönetim Kurulu üyesi Recep Denizeri bir müddet önce gazetede Miraç Özgacı’nın imzası ile çıkan yazı nedeni ile gazete merkezine gitmiş, Özağcı ile tartışmıştı. Bu tartışma üzerine Selim Şener de gazetede Denizeri’yi eleştiren bir yazı kaleme almıştı.

Şener’in bu yazısından sonra Selim Şener’in evinin kapısına bir daha böyle yazılar yazma şeklinde not bırakılmış iki kişi olduğu belirlenen şahıslar havaya ateş açmış. Yakalanan iki kişi savcılık tarafından serbest bırakılmıştı.

Bunun üzerine iki yazar bugünkü gazetede iki ayrı yazı kaleme aldı..

İşte o yazılar..


MİRAÇ ÖZAĞCI’NIN YAZISI…


Birisi kuyuya bir taş attı, çıkarabilirsen çıkar. Bizimki de o misal.

Yazılan bir iki yazı sonrası keşke yaşananlar yaşanmamış olsaydı.

Aslına bakarsanız, yazılanların hiçbirinde ne belden aşağıya vurma, ne kişilik haklarına dokunma, ne de mahreme girme gibi bir konu vardı. Yazılanlar daha önce de yazdığım gibi ironiyle karışık yazılardı.

Trabzon küçük bir yer. Adım atsanız, kimi görürseniz mutlaka herkesin birbiriyle bir selamı sabahı, arkadaşlığı, dostluğu, akrabalığı vardır. Daha doğrusu herkes herkesin ciğerini bilir.

Trabzonspor yöneticisi Recep Denizer ile bir sorun yaşamıştık bir hafta önce.

Yaşadığımız sorun ne benliğimize ne de kimliğimize sığdı. Sığmadığı için de Recep Denizer’e cevabımızı bu sütunlarımızda vermiştik.

Konuya vakıf olan veya konuyu duyan herkes işin aslını bizlere sorup öğrenmek istedi. Biz belki köşemizde bunları en ince ayrıntısına kadar yazmadık ama derdimizi millete anlatamadık. Toplumda suçlu bizler gibi gösterildik.

Bakınız, Denizer ile yaşadığım sorunu bir kez daha aktarıyorum. Denizer kendisiyle ilgili yazdığım bir yazıdan dolayı kurumumuza geldi. Kendisini sevgili Altay abiyle karşıladık.

‘Hoş geldin’ dedik, içeri buyur ettik. Buyur ettiğimiz yer televizyonumuzun stüdyosuydu. Konuşma ve görüşme kısa olacağı için yukarı katlara çıkma gereği duymadık.

Recep Denizer konuşuyordu, bendeniz de dinliyordum. Konuşmaları o kadar farklıydı ki, bayır aşağıya giden freni patlak kamyon gibiydi. Tehdidi, hakareti bini bin paraydı.

Sonuç itibarıyla biz adamlık göstererek Recep Denizer’i kurumumuzdan uğurladık. Belki bir özür gelir dedik, belki bunları yapan insan pişman olup arar diye bekledik. Ama ne yazık ki olmadı.

Üst üste yaşanan bu olaylar insanların kafasında başka soru işaretleri bırakmakta.

Yaşanan olaylardan anlaşılacağı gibi gazetecilik ve yazarlık Trabzon’da zor bir meslek olmuş. Devletin emniyetini ve savcılarını göreve davet ediyoruz. Trabzon’da bu işler bu kadar ucuz mu oldu?

Trabzon’u bizler yaşanılır, güvenli bir kent olarak biliyorduk, yanıldık mı?

Bizler kamuoyu adına nasıl görev yapacağız?

Birileri bunları bizlere mutlaka anlatmalı.


SELİM ŞENER’İN YAZISI…



57 yıllık yaşamımda bu ülkede 11 yıl Süper Lig’de futbol oynadım. Jübilemi Orduspor-Trabzonspor maçı ile yaptım. 10 yıllık kuyumculuk yaptım, sonra emekli oldum. Trabzonspor’da da yöneticilik yaptım. Son bir yıldır da Karadeniz gazetesinde spor yazarlığı, Zigana TV’de spor yorumculuğu yapıyorum.

Hayatım boyunca hiç kimsenin malını çalmadım. Kimseyi arkadan vurmadım. Kimsenin kapısına adam göndermedim. Kimsenin ailesini rahatsız etmedim. Küçüklerime nerede olursa olsun her zaman sevgi, büyüklerime ise saygı gösterdim.

Benim evimde olmadığım saatte, yazdığım yazıdan ötürü evime kadar gelinip not bırakılarak tehdit edilmem ve bir de evimin önünde havaya mermi atılmasını kim kabul edebilir? Doğruları yazdığım için mi?

Ben de insanoğluyum.

Hata yapabilirim. İstemeden insanları kırabilirim. Ama bunun yolu uygarca karşılıklı konuşabilmek ve cevap hakkının verilmesidir. Böyle bir süreç yaşandı mı?

Öncelikle şunu herkes iyi bilsin.

Bugüne kadar doğru bildiğimi söylemekten çekinmedim, doğru bildiğimi de yazmaktan geri kalmadım, kalmayacağım da.

Yaşadığım olay son derece yakışıksız ve çirkindir.

Ayrıca yaşanan bu olay yargıya taşınmıştır. Savcılarımıza suç duyurusunda bulunuyorum. Çünkü önemli olan, bu olayın arkasında kim veya kimlerin olduğudur. Beni tanımayan hayatım boyunca yüz yüze gelmediğim bu kişileri benim evime kim göndermişse mutlaka bulunmalıdır.

Bu ülkede nice karanlık noktalar aydınlanırken bizlerin basın özgürlüğümüz tehditlerle kısıtlamaya çalışılması, çok iyi dilden bildiğim bu konuya insan ahlakı içerisinde yaklaşmam benim gafil avlanmam anlamına gelmez.

Böyle düşünenlere cevap da olmaz. Sakin olmaya çalışmamın ana sebebi bu olayın arkasındaki kişilerin bulunup çıkarılmasıdır. Zira devletin kanunları hem onlar hem de bizler içindir.

Ayrıca bu yakışıksız olaya anında müdahale eden ve şahısları kısa sürede yakalayan Trabzon Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürü Ergun Kızılboğa ve ekibine teşekkür ediyorum.