1. YAZARLAR

  2. HALİL ŞANLI

  3. Süreci Böyle Yazmıştı!
HALİL ŞANLI

HALİL ŞANLI

Yazarın Tüm Yazıları >

Süreci Böyle Yazmıştı!

A+A-
DUYGUSAL SAÇMALIKLAR …
12 Temmuz 2011 tarihli yazısından …


Türk futbolunun içinde çok şeyler döndüğünü tahmin eden veya sezinleyenlerden birisi olarak defalarca bazı şeylere proğramlarımız da vurgu yapmaya çalıştık. Bize göre yaşandığı iddia edilenler sürpriz olmasa da boğazımız düğümlenerek izliyoruz gelişmeleri. Trabzon basını ve Trabzonspor taraftarının fanatik kesimleri bu süreçte yine yanlış bir yol izleyerek sınıfta kalmıştır. Yani yerel medyanın büyük çoğunluğu hakikat yerine, taraftar gazını almakla meşgul olmaya devam ediyor! Bir başka deyişle, habercilik yapmak, kanunları ve konuyu irdelemek yerine ‘amigoluk’ yaparak toplumu ‘kışkırtma’ rolünü sürdürüyor. Trabzonsporluluk; olayları tümüyle görebilmek, gerektiğinde empati yaparak, kendini diğer camianın insanlarının da yerine koymaktır. Belki biz, bazı kalemler gibi ‘gaz’ almadık ama unutulmasın ki bizim işimiz ‘gaz’ almak değil… İşimiz toplumu doğru bilgilendirmek, olabilecek ihtimallere kafa yormak , yaptığımız mesleği hakkıyla icra etmektir. Amigoluk yapmak için bulunacağımız yer burası değil , Avni Aker’in tribünleri olmalıdır!
 

‘FUTBOLDA  TEMİZLİK’ SAFSATASI !
Halil Şanlı’nın 19 Ağustos 2011 tarihli yazısından …

Trabzonspor taraftarını anlamıyorum!  Neyi bekliyorlar ? Nasıl bu kadar   pembe hayaller görebiliyorlar ? Hayret etmemek imkansız!  ‘ Efendim federasyon  temizlik operasyonu çerçevesinde  nasıl karar almamışmış ! Vay efendim  böyle adalet mi olurmuş’ ! Size soruyorum ! Sizce  gerçekten  futbolda bir temizlik mi  hedeflenmişti ? Yani  adil bir dinleme, adil bir takibat mı  yapılmıştı ? Ya da gerçekten adilce yapılmayan dinlemeler sonunda adilhane bir karar mı bekliyorsunuz?
 

Bu operasyon tahminimce , sayın Başbakana rağmen  ya da  ‘Fener  zarar  görmeyecek’  garantisi verilerek yapılmıştır! Dolayısıyla  siyasilerin  elleriyle şekillenen Federasyonumuz,  güzide kulübümüzü  kurtaracaktır…  Kurtarmadan kastım küme düşüp düşmeme olayıdır...

Başbakanın avukatının Aziz Yıldırımı savunuyor olması ,  Spor Bakanı hemşehrimiz Suat Kılıç’ın; federasyonun aldığı kararlara, iki  gün üst üste  verdiği beyanlarla son derece net bir şekilde destek olması  size  neyi anlatıyor?

 


BANA GÖRE PERDE ARKASI!
31Ocak 2012 tarihli yazısından…

Bize gelince ; çok kısa ve net söylüyorum… Kendi insanın ekmeğiyle oynamayı marifet sayan, kendi insanı ile hesaplaşmadan beslenen,  ‘küçük olsun benim olsun’ mantığını ilke edinmiş bulunan Trabzonspor kurmayları ve Divan Kurulu, kol kola girerek, bu kupa bu şehre gelmediğinde hesabını verir…Çünkü kendi güçlerini harekete geçirip, gövde gösterisi yapmayan ; kıt akıllı politikalarla ‘Kimseyi işin içine çekmeyelim de kupa’nın kahramanı biz olalım’ havası estirenleri bugün,   bu davada kimse ciddiye almıyor.Onlar Don Kişot gibi yel değirmenleri ile kavgalarını sürdürmekle hayali bir kahramanlık peşindeler… Ne yazık ki durum böyle…
 
ŞİKE SÜRECİ ÜZERİNE…
18 Şubat Tarihli yazısından…
Öyle ya  Trabzonspor tarihinin en  hassas ve tartışmasız  en kritik süreci yaşanıyor  3 Temmuz tarihinden beri. Kupa  bir  türlü gelmiyor.  Altı aya yakın bir süre  kendilerine bile  güveni olmadığı için  sessiz  kalmayı tercih edip,  kılıfını da  ‘hukuka  saygı’ olarak hazırlayanların  ne kadar büyük  risk aldıkları  ortadadır. Son iki aydır  cılız ve ferdi  beyanlarla  ‘Kupamızı verin’  şeklinde atılan naralar  kanımca    kamuoyuna  ‘bakın bizde uğraşıyoruz’  mesajı vermekten yani göz boyamaktan öteye bir durum değildir. Bir camianın hakkını savunmak , kendilerini  tasdik  etmekten başka hiçbir  görevi bulunmayan Divan’ın   yazılı bir iki açıklaması  gibi  kısır  bir  görüntüden ibaret olmamalı. Eğer;  ‘biz  dominonun aynı taşlarıyız ve bu işe bizim gibi düşünenler  dışındaki Trabzonsporluları karıştırmayız’  diyorsanız  bunun sorumluluğu  çok ağırdır  ve  yüksek  riskli kumar oynuyorsunuz demektir. Biliniz ki  bugün sizlere  eğer  bir tepki  yok görünüyor olsa da,  eğer  o kupa  buraya gelemediği takdirde  tarih sizleri  ‘affedilmeyenler’  sayfasının başına  mutlaka yazacaktır. Unutmayın  ki,  çok şeyi borçlu olduğunuz ve sizleri  her  kritik virajda kurtaran siyasi  güç,  belki bir yıl, belki iki,  bilemediniz  üç yıl sonra  size hizmet etmekten mahrum kalacaktır. İşte o zaman  bu kulübün çok uzağında kalacaksınız  ve   linç olacaksınız! Hiçbir  fikrinizin önemi kalmayacak. Bunu yaşarsak göreceksiniz.
SİYASİLERİN KUCAĞINDA OLMAK …
26 Şubat 2012 tarihli yazısından….
Trabzonspor Yıldırım Demirören’i destekleyeceğini açık açık ve resmi yoldan kamuoyuna duyurdu. Şike sürecinin ta başından beri Fenerbahçe’ye paralel bir yol izleyen Sadri Şener ve ekibinden de akli selim bir karar alması beklenemezdi. Bunun tek izahı vardır ! Siyasilerin kucağında kulübü    idare etmek! Öyle idare ederseniz   alacağınız hiçbir kararda bağımsız davranma şansınız olmaz. Mehmet Ali Aydınları ilk destekleyenlerden olduğunuz gibi   bugünde  ‘Demirören’  demek zorunda kalırsınız ! Fenerbahçe’ye karşı başlatılan bir soruşturmayı içine sindiremeyen siyasi gücün belli bir kanadı, Trabzonspor’un aciz yönetim anlayışı sayesinde Trabzonspor’u da   istedikleri gibi sürüklüyor. Bir Aydınlar’ın kollarına , bir Demirören’in kollarına…Peki hani biz  tertemiz,  sütten çıkmış ak kaşıktık! Peki ak kaşıksak, neden siyasileri topluma şikayet edemiyor ya da onlara karşı direnç gösteremiyoruz? Yoksa   siyasilere çok şeyler mi   borçluyuz!  Ya da şahınızın   ticari sıkıntıları var da, siyasiler mi imdadınıza yetişti? O siyasilere  karşı durmakla, siz şahıs olarak bundan zarar görmekten mi korkuyorsunuz ? Yani Trabzonspor’un çıkarlarını kendi çıkarlarınız uğruna feda mı ediyorsunuz ? Yoksa o siyasiler şüpheli transfer ilişkilerinin üzerini mi örtüyor ? Görmezden mi geliyorlar! Biraz olsun edep yahu! Trabzonspor’u ne hale düşürdünüz! Bu kulübü  kimlere oyuncak ettiniz. Bu camiayı rezil ettiniz.
 
 
 
 
 
Önceki ve Sonraki Yazılar