1. YAZARLAR

  2. HALİL ŞANLI

  3. TEMİZLİK SAFSATASI VE TRABZONSPOR'DAKİ YÖNETİM CEHALETİ!
HALİL ŞANLI

HALİL ŞANLI

Yazarın Tüm Yazıları >

TEMİZLİK SAFSATASI VE TRABZONSPOR'DAKİ YÖNETİM CEHALETİ!

A+A-

TEMİZLİK SAFSATASI VE TRABZONSPOR'DAKİ YÖNETİM CEHALETİ!

MÜCADELEYİ  ALKIŞLAMAK

Trabzonspor  İspanya’da  tüm olumsuzluklara rağmen  avantajlı bir  skor elde etmeyi başardı. Tek özelliği  zaman zaman  iyi top  dolaştırmak olan  Bilbao karşısında, futbol olarak beklenen çağdaşlığı gösterememiş olsak da  oyuncularımız    olağanüstü gayretleri ile   son düdüğe kadar savaşarak  iyi bir  netice ile  sahadan ayrılmayı başardı. Zokora ve Andean’ın yokluğunda  , Burak’ın ilk dakikalarda gördüğü kırmızı kartla  sıkıntıyı  had  safhada hisseden   Trabzonspor’un,  böylesi bir kadro ile   aldığı sonucu ayakta alkışlamak lazım. Yedeklere bakıldığında  ‘böylesi bir kadro’   dememizdeki  maksat,  sanırım  daha iyi anlaşılır.  

Her ne kadar  sisteminin ne olduğu belli olmayan ,  Çanakkale  geçilmez  dışında  , hücum anlayışını da  tamamen şansa bırakmış  seksenli yılların  Trabzonspor’unu izlemiş olsak da,  bu kadro  bu mükemmel  sonuca sadece   yüreğiyle  erişti . Tabi biraz da  futbol şansı !

Topla oynama oranı yüzde 69’a  yüzde 31! Ev sahibinin 14 kornerine karşılık köşe vuruşun yok! Rakibin  yedi pozisyona karşın iki buçuk pozisyon ! O nedenle  futbolu fazla konuşacak  değiliz. Oyuncuların isteği,  yüreği, arzusu  takdire  şayan ve  saygı duyulacak cinstendir.  Dün gecenin özeti de  budur…  Lakin  rakibimiz Bilbao,  üst  düzey ve çok klas bir takım gibi  gözükmese de,  ikinci müsabaka  hiç kolay olmayacaktır. Düşünceme  göre  şu an da bile  iki takımın tur  şansı  fifti fifti konumundadır.

‘FUTBOLDA  TEMİZLİK’ SAFSATASI VE FEDERASYON !

Trabzonspor taraftarını anlamıyorum!  Neyi bekliyorlar ? Nasıl bu kadar   pembe hayaller görebiliyorlar ? Hayret etmemek imkansız!  ‘ Efendim federasyon  temizlik operasyonu çerçevesinde  nasıl karar almamışmış ! Vay efendim  böyle adalet mi olurmuş’ ! Size soruyorum ! Sizce  gerçekten  futbolda bir temizlik mi  hedeflenmişti ? Yani  adil bir dinleme, adil bir takibat mı  yapılmıştı ?

Tek günahkar  takım Fenerbahçe miydi gerçekten ? Yani fener temizlendiği vakit Türk futbolu temizlenmiş mi olacak ! Güldürmeyin beni ya ! Duygusallığı  bir kenara koyun ! Duygusallıkla olaylara  bakarsak hiçbir  zaman bir arpa boyu yol alamayız !  Şunu hepimiz,  herkes biliyor . Bu operasyon sadece Fenerbahçe’yi ve Aziz Yıldırım’ı hedef almıştır. Kanımca  bu, futbolda temizlikten  ziyade;  Aziz’i temizleme  Feneri ele geçirme operasyonudur.
 
Binanaleyh  Aziz Yıldırımla görüşenler  dışındakiler  dinlenmemiş,   dava inandırıcı olsun diye  bazı kulüplerin yöneticileri de  sorguya alınmıştır.  Hal böyle iken Fenerbahçeliği ile  bilinen  Federasyondan nasıl bir karar bekliyorsunuz ? Bu federasyon;  ‘Aziz’i  bitirirken Fener  zarar görmesin’  amacıyla     siyasi  kumandalı olarak göreve getirilmiş  olmasın sakın ! Ha  ne dersiniz ?  Mesela  senaryo  gereği;    kendini Fener’e feda edecek, çokça  eleştirileri  göğüsleyecek, belki linç edilecek  mevcut Federasyonun başı,   Fenerbahçe’nin kurtarılması ile   bugünkü görevinden ayrılıp,  bir iki yıl sonra   ‘Sarı Lacivert  bir kahraman’  olarak  Kanarya’nın  yuvasında  birinci adamlığa oturtulmuş olmasın ! 

Başbakanın avukatının Aziz Yıldırımı savunuyor olması ,  Spor Bakanı hemşehrimiz Suat Kılıç’ın; federasyonun aldığı kararlara, iki  gün üst üste  verdiği beyanlarla son derece net bir şekilde destek olması  size  neyi anlatıyor? Sizi bilmiyorum ama  ben şunu anlıyorum :  Fenerbahçe’ye tek taraflı  yapıldığı kanısı,  devletin  tepelerinde de   ağırlıklı  görüş olarak  kabullenilen   bu adımların arkasından,  tahminimce  sayın Erdoğan   Fenerbahçe’nin küme düşürülmesinden yana değildir! 

Bu operasyon korkarım sayın Başbakana rağmen  ya da  ‘Fener  zarar  görmeyecek’  garantisi verilerek yapılmıştır! Dolayısıyla  siyasilerin  elleriyle şekillenen Federasyonumuz  güzide kulübümüzü  kurtaracaktır…  Kurtarmadan kastım küme düşüp düşmeme olayıdır...

Yazdıklarım;  olayların gelişim durumları  irdelenerek   yapılmış tahminden ibarettir. Gerçekten  tahmin ettiğimiz gibi  bu  olaylar  sadece Fenerbahçe üzerine kurularak yapılmış ve tüm takımlar dinlenmemişse   bunu bir spor  sever olarak kabul etmiyor ve de doğru bulmuyorum.

BURAK- SELÇUK- EGEMEN VE YÖNETİM CEHALETİ!

Trabzonspor  yönetiminin çok beceriksiz olduğunu  hatta bazı şahısların kendi menfaatleri uğruna  kulüp çıkarlarını hiçe  saydıklarını defalarca yazdım çizdim! Bir örnek de  iç transferden vermek istedim Trabzonspor’un  bilge yöneticileri,   Egemen ve  Selçuk  elden kaçınca   sanki  marifetmiş gibi Colman ve  Burak’a yapıştılar. ‘Aman  gitmesinler’  ! ‘ Kurbanın olam imza atsınlar’ !          

Arjantinliye  mislinin iki katı ; yıllık  yaklaşık 1.2  milyon Euro  vererek  2015 e kadar  bağladılar !  Bence  gereksiz!  Colman’ı   onu satın  aldığınız  paranın üzerinde satarak  para kazanma  şansınız   yok da! Hani;  ‘Ne olur ne olmaz. Belki bir cahil kulüp düşer, birkaç kuruş kazanırız ’ düşüncesiyle   mukavelesini en fazla bir yıl daha uzatmanız kafiydi ! Ama yok  dört yıl uzatıldı!Yanlış yapıldı ve   Trabzonspor’un bu noktada ki hareket  kabiliyeti   zayıflatıldı bence! 

Burak Yılmaz’ın sözleşmesini de  dört yıl  uzattı, beceri dolu bilge yönetimimiz! Hem de tam tamına  üç  katı fiyat  artırımı ile ! Ne yönetici becerisi amma! 

Burak Yılmaz  sadece  bir  sezonda   17 gol attığı için;   1trilyon 250milyar liradan   4 trilyon  750 milyar liraya  fırladı!  Üstelik anlaşma  Euro bazında! Yani bir daha ki yıl  Euro 3 milyon ise  yıllık alacağı yaklaşık  5.5 trilyon ! Yazık ya ! Vallahi yazık ve  bir o kadar da  günah ! Maalesef,  Trabzonspor’un parasını çok hesap eder dediğimiz  Nevzat Şakar  da   gerek dış,  gerekse iç transferde  masaya yumruk vurmak yerine   pasif kalmıştır!  Şener’i durdurmasını beklerken  eski Asbaşkana  göre çok  daha teslimiyetçi bir anlayışla   kendisine güvenenleri   hayal kırıklığına uğratmıştır!  

Şimdi soruyorum ! Burak Yılmaz’a bu kadar  anormal  fiyatlar verene kadar Egemene  1.5 milyon , Selçuk’a  2 milyon Euro teklif etseydiniz  yine gider miydiler ?  Sakın yalan bir cevap vermeyin. Egemenle aynı sitede oturdum, komşuluk yaptım! Egemen diyor ki ; ‘ Bir defa  görüştüler benimle! Onda da  teklif edilen rakam 1 milyondu. Başka da  bir şey yok’!  Komşuluğunu yapmış birisi olarak biliyorum ki  1.3 verilseydi ve de ‘sana ihtiyacımız var koçum’  türünden muamele görseydi kalacaktı!
 
Keza  Selçuk da aynı ! Acaba  diyorum bu oyuncular için birileri;  el altından Galatasaray ve Beşiktaş’la  gıcır gıcır milyonluk Euro’lara  karşılık anlaşıp ,   aldıkları  rüşvete  binaen , oyuncuları   Trabzonspor’ a bilerek  imza attırmamış olmasın ! Çünkü ‘çok yavan’ davranıldı takımın iki  temel  direğine ! Tahmin edemeyeceğiniz kadar  yavan ve ilgisiz…

Son söz ;  Fazla  değil bir yıl sonra  görevde kimler olursa olsun; göreceksiniz Burak Yılmaz’ın ağır maliyeti karşısında,  ‘ondan nasıl  kurtuluruz’  hesabı   yapılacaktır!  Burak;    Umut ve Selçuksuz bir Trabzonspor’da   geçen yılı mumla aratacaktır!  Ya  bu sözleşme gereği  ortaya çıkan  maliyetinden kurtulmak için  satılacaktır! Ya da Yattara gibi   aldığı rakamda indirim yapması için göreceği baskı ile   küstürülecektir!    Yaşarsak   görüp  yeniden  konuşuruz…

ÇÖZÜM …

Zaman zaman yazdığımız yazıların içinde  çözümler kendiliğinden olsa da  olayı süzemeyen  bazı  okurlarımız  çözüm yolunu  soruyor! Daha iyi anlaşılması için   diyoruz ki ;  yetki  biz  de olsaydı ;   geçen sezon tavan yapmış bir Burak Yılmaz’ı  satar, Selçuk ve Egemen’i elde tutardık. Yani bugün izlenen politikanın tam tersine bir uygulama içinde olurduk. Biz olsaydık, bugün alınan ve toplam 45 trilyon bedel ödenen  oyuncuların yerine  30 trilyon toplam bedelle; Gabriel Hainze, Heitinga, Cristian Fuchs( veya malik), Miccoli, Jovanoviç, Novakoviç isimlerini kadroya katar,  şu  an Benfica’yı elemiş  bir takım olarak şampiyonlar Ligine  göz dağı  verecek bir ekibin  mimarı olurduk.  ( Not: Rakamlar  gerçek ve  oyuncuların gelme  arzuları  kesindir)


Önceki ve Sonraki Yazılar