1. HABERLER

  2. TRABZONSPOR

  3. Trabzonspor'un CAS belgeleri ortaya çıktı
Trabzonspor'un CAS belgeleri ortaya çıktı

Trabzonspor'un CAS belgeleri ortaya çıktı

Bordo-Mavililere, TFF'den flaş cevap geldi.

A+A-

 

CAS'ın ret cevabı verdiği belgeler ortaya çıktı.

 

İşte o belgeler...

 

Futbolda 2010-2011 sezonuna ilişkin şike davasıyla ilgili UEFA'ya yaptığı itirazdan olumlu sonuç alamayan ve Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesine (CAS) başvuran Trabzonspor'un CAS'ın gerekçeli kararına ulaşıldı.

 

Kararın ardından kamuoyunun içeriğini merakla beklediği CAS'ın 31 sayfalık gerekçesinde mahkemenin Trabzonspor'un kupa umudu konusunda yaptığı açılım dikkat çekti...

 

CAS'a başvurusunu temel olarak UEFA'nın 2011-2012'de değişen disiplin talimatına (UEFA ulusal ligler için de yaptırım uygulayabilir) dayandıran Trabzonspor'a CAS'ın cevabı ise 2010-2011 sezonu için açılan bir davada UEFA'nın 2008'deki disiplin talimatının (UEFA ulusal ligler için yaptırım uygulayamaz) uygulanabileceği yönünde oldu.

 

CAS, Trabzonspor'un başvurusu 4 ana başlıkla ele aldı;

 

1-Tekrar yargılama kararı olur mu?

 

CAS'ın kararı: Olabilir.

 

2-Kesin hükümlerin bozulma kararı alınabilir mi?

 

CAS'ın kararı: Olabilir.

 

3-Trabzonspor doğrudan etkilendi mi?

 

CAS'ın kararı: Kesin değil

 

4-UEFA'nın bir yaptırımı var?

 

Karar: Hayır

 

TRABZONSPOR, 105 MİLYON TL TALEP ETTİ!

 

2010-2011 sezonu için toplam 105 milyon 859 bin TL kaybının olduğunu ifade eden Trabzonspor, CAS'a yaptığı başvurada söz konusu mağduriyetinin giderilmesinin ve bu paranın Fenerbahçe'den tahsil edilmesini talep ediyor. CAS'ın gerekçeli kararında Trabzonspor'un talebi şu şekilde anlatılıyor; "Şike skandalının sonucunda Trabzonspor, (temyiz eden taraf), temyiz özetinin bir parçası olarak gönderilen bir uzmanın değerlendirmesi doğrultusunda bir hesaplama yapar. Bu hesaplamaya göre; yayın gelirleri, futbolcu transferleri ve değerleri, ticari satış sonuç olarak toplam kayıp 90,659,000 TRY olarak çıkmaktadır. 2010-2011 Süper Lig sezonu için Trabzonspor, şampiyonluk primi olan 15,200,000 TRY'yi de talep etmektedir"


 

Trabzonspor'un CAS'tan talepleri;

 

1-Fenerbahçe'nin 2010-2011 sezonunda kazandığı tüm puanların silinmesi

 

2-2010-2011 sezonunda Fenerbahçe'nin şampiyonluğunun geri alınması

 

3-Trabzonspor'un 2010-2011 sezonu Türkiye Süper Lig şampiyonu ilan edilmesi

 

4-2010-2011 sezonunun şampiyonluk ödüllerinin Trabzonspor'a verilmesi

 

5-Zarar hesaplamasında ortaya çıkan 90,659,000 TL'nin Fenerbahçe tarafından Trabzonspor'a ödenmesi.

 

6-Türkiye Futbol Federasyonu, 2010-2011 sezonundaki şampiyonluk için kupayı Trabzonspor'a vermeli ve Trabzonspor için şampiyonluk için tören düzenlenmesi.

 

7) TFF tarafından 2010-2011 sezonunda şike konusunda gerekli cezaların verilmemesi nedeniyle UEFA'nın gerekli yaptırımların yapmasının zorunlu tutulması ya da uygun yaptırımların uygulanması.

 

CAS, UEFA'NIN 2008'DEKİ DİSİPLİN TALİMATINA BAKIYOR

 

Gerekçeli kararından önce Trabzonspor, Fenerbahçe ve Türkiye Futbol Federasyonu arasındaki durumu özetleyen CAS, UEFA'nın ulusal liglerdeki kararlara karışamayacağını ve sadece kendi organizasyonları ile ilgili kararlar almakta yükümlü olduğunu ve alınan kararların da bu doğrultuda verildiğini belirtti.

 

F.BAHÇE SUÇLU OLSA BİLE TRABZON KUPAYI ALAMAYABİLİR

 

Türkiye Futbol Federasyonu'nun Fenerbahçe'nin "suçlu" bulunması halinde bile 2010-2011 sezonu şampiyonluk kupasını Trabzonspor'a vermeyeceğini belirttiğini ifade eden CAS, bu durumun 2004-2005 İtalya'da yaşanan "Juventus - AC Milan" olayıyla açıkladı. TFF ve UEFA'nın kurallarına göre, Fenerbahçe'nin "cezalı/suçlu" bulunması durumunda dahi kupanın doğrudan ikinciye (Trabzonspor'a) verilmeyeceğini belirten CAS, "Trabzonspor, Fenerbahçe kararından doğrudan etkilenemez. TFF, davada Trabzonspor'un bir hakkı olmadığını belirtmiştir. Trabzonspor, suçlanan takımın yerine geçmeyi talep etmektedir. TFF, Fenerbahçe'nin ceza alması halinde bile Trabzonspor'un 2010-2011 sezonu şampiyonluk kupasını alamayacağını belirtmiştir. TFF ve UEFA'nın kurallarına göre; Fenerbahçe'nin cezalı bulunması halinde bile ödülün doğrudan ikinciye (Trabzonspor) gitmeyeceği belirtilmiştir. Trabzonspor, örnek olarak 2004-2005 İtalya Serie A sezonunda Juventus'un kupasının alınmasını örnek göstermiştir ancak o sene şampiyonluk kupası ikinci sıradaki Milan'a veya başka bir takıma gitmemiştir"

 

EN CAN ALICI NOKTA; 2008 UEFA DİSİPLİN TALİMATI

 

Trabzonspor'un 2010-2011 sezonunu ikinci olarak tamamlamasının şampiyonluk kupasının Fenerbahçe'den alınarak Trabzonspor'a verilmesinin gerektirmediğini vurgulayan CAS, Türkiye Futbol Federasyonu'nun Fenerbahçe ve Trabzonspor'a pozitif bir yaptırım yapmasının söz konusu olmadığını ve TFF'nin UEFA'nın ulusal liglere herhangi bir müdahalesinin olmayacağını da belirttiğinin altı çizildi ve aşağıdaki gerekçe ile Trabzonspor'un talebine "set" örüldü;

 

Türkiye Futbol Federasyonu, UEFA'nın sadece UEFA organizasyonlarında karar verebileceğini belirtmiştir. Buna göre UEFA'nın Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi turnuvalarında kulüpler için verdiği kararlara Türkiye Futbol Federasyonu karışamaz. UEFA, Fenerbahçe için şike yaptığı hakkında bir yargıda bulunsa bile, 2008 yılında yürürlüğe konulan UEFA Disiplin Kuralları nedeniyle bir öngörüde bulunamaz.


CAS: "UEFA İLE GÖRÜŞMEK ZORUNDAYIZ"

 

Ulusal ligler için UEFA'nın yaptırım gücü olmadığını ancak CAS'ın yaptırım gücünün olduğunu ifade eden CAS, "Trabzonspor'un başvurusunda UEFA ya da TFF ile doğrudan bağı olsun ya da olmasın CAS'ın yaptırımda bulunma hakkı vardır ve CAS, son kararı verme gücüne sahiptir. CAS aynı zamanda verilen bir kararı bozup, yerine başka bir karar verme veya verilen kararı bozma yetkisine sahiptir. Buna rağmen, CAS "yeni bir karar vermesi halinde" tam yetkiye sahip değildir ve bu durumlarda UEFA ile fikir alışverişi yapmalıdır. Bu paralelde, davacının (Trabzonspor) talebi, ulusal ligde Fenerbahçe'ye yaptırım uygulanmasıdır ancak UEFA'nın ulusal liglerde bir yaptırım uygulama gücü bulunmamaktadır"


 

CAS: TRABZONSPOR, KARARDAN ETKİLENDİ Mİ?

 

CAS'ın kararında Trabzonspor ile ilgili altı çizilen bir diğer noktada; Trabzonspor'un davada muhattap olup olamayacağı konusuyla alakalı. CAS'ın 111,112,113,114,115 ve 116. maddelerinde konuyla alakalı olarak değindiği noktalar şu şekilde;

 

111: UEFA Statüsünde, 'Bir karardan doğrudan etkilenen taraflar CAS'a başvurabilir' şeklinde belirtiliyor.

 

112: CAS, UEFA kararına, sadece konunun muhattabı tarafından değil, doğrudan etkilenen taraflar tarafından yapılan itirazları da kabul eder. Bu da sportif ve finansal olarak etkilenen kulüpleri de kapsar.

 

113: Trabzonspor, UEFA'da önceki davalarda alınan disiplin kararlarının muhattabı değildir. Sorulması gereken soru, yerel bir futbol liginde 2. olan takımın, şampiyonla ilgili bir karardan etkilenip etkilenmeyeceğidir. CAS, Trabzonspor'un davadan doğrudan etkilenip etkilenmediğini ve bu bağlamda itiraz hakkı bulunup bulunmadığını inceledi.

 

114: CAS, bu konuda kanıtlama zorunluğunu Trabzonspor'a verir. Davanın birinci dereceden muhattabı olmayan takımların, 'doğrudan etkilenen' takımlar olması beklenir.

 

115: 'Doğrudan etkilenen' ve 'dolaylı olarak etkilenen' kulüpler arasında ayrım yapmak adına, CAS şunu belirtir; "Takımlar, federasyonun yaptırımlarının sonucunda etkilenen takımlar olmadığı sürece itiraz etme hakkına sahip değildir"

 

116: Önceden alınmış üç CAS kararı, 'doğrudan etkilenme' konusunda açık kanıtlar sunmaktadır.

 

117: İlk olarak, Beckie Scott ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi arasındaki davada CAS, doping skandalındaki dahline rağmen, Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin altın madalyayı ilk sıradaki atlete bırakma kararı sonrası ikinci sırada bulunan atlete başvurma hakkını tanımıştır. Buna karşın, madalya hakkı kazanma ihtimali olmayan atletlerin başvuru hakkı yoktur.


 

PANATHINAIKOS VE PORTO ÖRNEKLERİ;

 

 Trabzonspor'un TFF'nin verdiği/vermediği Fenerbahçe kararından "doğrudan etkilenip etkilenmediği" konusunu Panathinaikos ve Porto örnekleri ile açıklayan CAS, verilen iki kararı da şu şekilde açıklıyor;

 

UEFA ve Porto arasındaki davada, CAS, UEFA Disiplin Kurulu'nun, hakemlere rüşvet verildiği iddiasıyla devam eden soruşturmalar boyunca Porto'nun Şampiyonlar Ligi'ne katılmasına izin vermiş, ligi 3. sırada bitiren Benfica Şampiyonlar Ligi'nin dışında kalmış ve etkilenmiş ve 4. sırada bulunan Vitoria Guimaraes de ön eleme hakkından olmuştur. CAS, iki kulübün de 'doğrudan etkilendiği' kararını vererek, "Eğer UEFA bir kulübün ilk sırada yer alıp almadığının kararını verirse, bu aynı zamanda ilk sıra için yarışan diğer adaylar için negatif bir karar olacaktır" demiştir.

 

Panathinaikos ile UEFA ve Olympiakos arasındaki davada, CAS ligde 2. sırada bulunan Panathinaikos'un, Olympiakos'un yerine Şampiyonlar Ligi için doğrudan bilet alıp alamayacağına bakmıştır.

 

"CAS'ı bu konuda ikna etmek için, Panathinaikos'un aşması gereken engeller vardır. Şampiyonlar Ligi yönetmeliğine göre 2015/16'da Olympiakos'un yerine otomatik olarak geçebilirler mi? Yoksa onların yerine geçebileceklerini UEFA Acil Eylem Paneline (Emergency Panel) kanıtlayabilirler mi? Sonuç olarak, CAS Panathinaikos'un yeterli verileri olmadığına karar verdi ve, "Bir kulübün, başka takımı suçlaması ve organizasyona, o takımın dışarı alınması ile katılabileceği olasılığını göstermesi sınırlanmalıdır"


 

TRABZONSPOR VE PANATHINAKOS'U AYIRAN KONULAR;

 

Trabzonspor ile Panathinaikos'un davasını birbirinden ayrı tutan CAS'ın bu konudaki hükmü ise şu şekilde; Özellikle, Panathinaikos ile UEFA ve Olympiakos arasındaki sonuçlar göz önüne alındığında, şu andaki davadan farklı olduğu görülüyor. Bu davada soru, Yunanistan'da 2. sırada yer alan Panathinaikos'un, Olympiakos'un UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki yerini alıp almayacağıdır. UEFA'nın geçmişteki deneyimlerine göre UEFA, ceza alan kulübün en yakınındaki takımı otomatik olarak turnuvaya almak yerine bir kura çekimi yoluna gitmekte. CAS 2015'te verdiği kararda, eldeki verilerle, Panathinaikos'un Olympiakos yerine Şampiyonlar Ligi'ne girmesinin beklenen sonuç olmadığına karar verdi ve bu talebi reddetti; "UEFA'nın play-off turunda elenen takımlar arasında bir kura çekimi yapmasının mantığı vardır. Çünkü bu takımlar, sportif başarıya en yakın takımlardır. Club Brugge'e elenen Panathinaikos ise bu kurada yer almayacaktır"

 

UEFA'NIN VERECEĞİ KARARLARIN SINIRI ÇİZİLDİ

 

Hemen her gerekçeli maddesinde UEFA'nın ulusal ligler için yaptırım gücü olmadığını vurgulayan CAS, UEFA'nın kendi organizasyonlarında (Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Ligi, Avrupa Futbol Şampiyonası) direkt yaptırım gücünün olduğunu ifade ederek; 2008 UEFA Disipkin Kuralları'na göre UEFA'nın üye ülke kulüpleri için aşağıdakileri uygulama hakkına sahip olduğunu belirtiyor.

 

1- Puan düşürme

2- Maçı başka bir ülkede oynatmak

 

3-Müsabakalardan men etmek

 

4-Şampiyonluğu elinden alma

 

5-Lisansını elinden alma

 

"UEFA'NIN YAPTIRIM GÜCÜ KENDİ ORGANİZASYONLARIDIR" (2008 UEFA DİSİPLİN TALİMATI)

 

Trabzonspor hakkında verdiği kararın 134. maddesinde UEFA'nın yaptırım gücünü sadece kendi organizasyonları ile çizen CAS, bu konuyu şu şekilde açıklıyor; "CAS'ın karar vermesi gereken konu şu ki; UEFA, kendi düzenlediği turnuvalardan bağımsız olarak, yerel turnuvalarda şike eylemleri içinde yer alan kulüpler için yaptırım uygulayabilir mi? Yukarıda kanıtları da yer aldığı ve 2013 CAS kararında da onaylandığı gibi, bu UEFA'nın 2008 Disiplin Yönetmeliği'ne açıkça uygun olmayan bir şeydir. UEFA'nın yaptırım gücü, kendi turnuvaları ile sınırlandırılmıştır.

 

"UEFA, TRABZONSPOR'UN TALEBİNİ KARŞILAYAMAZ"

 

Trabzonspor'un ulusal bir organizasyondan dolayı talebinin UEFA'nın karşılayacak yasal bir gücünün olmadığını ifade eden CAS, " Trabzonspor'un yerel seviyedeki taleplerini, UEFA'nın karşılayacak bir yasal gücü olmadığını göz önüne alarak, CAS'taki heyetin çoğunluğu, Trabzonspor'un taleplerini karşılama açısından UEFA'nın aldığı kararın ötesine gidemeyeceğine karar veriyor. Bunun ötesini yapmak, yetki aşımına girerdi. Sonuç olarak CAS, Tahkim Kurulu kararını onaylıyor"

 

AYNI FİİLDEN TEKRAR YARGILAMA OLUR MU?

 

CAS'ın 6 Mayıs 2012'de alınan kararlar ile vurguladığı başlıklar ise dikkat çekici. TFF'nin 6 Mayıs 2012'deki Türkiye Futbol Disiplin Komitesi'nin şike aktivitesini değerlendirdiğini ve Fenerbahçe'nin üç yöneticisini cezalandırıldığını, kulüp (Fenerbahçe) aleyhinde herhangi bir yaptırım uygulanmadığını ve alınan kararların bu süreç için kesin hükümler olduğu belirtiliyor.

 

Gerekçeli kararın 104. maddesinde; TFF'nin UEFA ve CAS'ın herhangi bir kararı olmadan Fenerbahçe'yi UEFA organizasyonuna göndermediği ve CAS'ın da TFF'nin verdiği cezanın uluslararası yaptırım olduğuna karar vermesi durumunda aynı suçtan dolayı iki kez yargılanmama kuralının bulunmasından dolayı yeniden bir ceza verilmeyeceği ifade ediliyor.

 

"TFF KURULLARININ BAĞIMSIZLIĞI"

 

CAS'ın kararındaki bir diğer dikkat çeken nokta ise; TFF Disiplin Kurulu ve TFF Tahkim Kurulu'nun İsviçre kanunlarına göre bağımsız ve tarafsız karar aldığı konusunda ciddi şüphelerin olmasının belirtilmesi, mevcut davanın "aynı fiilden iki kez yargılama olmaz" prensibi ihlal etmediği yönünde karar verilmesi olarak kayıtlara geçti. CAS'ın bu bağlamdaki gerekçesinde şu ifadeler yer alıyor; "6 Mayıs 2012'deki TFF Disiplin Komitesi kararının şike aktivitesini yeterli derecede değerlendirip, ceza verip vermediği hakkındaki soruları bir kenara bırakırsak, CAS, aynı fiilden dolayı ikinci kez yargılama olmaz kuralının uygun olmadığını görmektedir. Çünkü, TFF Disiplin Kurulu ve TFF Tahkim Kurulu'nun İsviçre kanunlarına göre bağımsız ve tarafsız karar aldığı konusunda ciddi şüpheler vardır. Bununla birlikte, 2012'deki TFF sürecinin müdahilleri ve şu andaki müdahiller farklıdır"

 

Kısaca CAS ; UEFA olayda UEFA Disiplin Talimatının 2013 versiyonu uygulayacak olsaydı dahi, eylemlerin TFF tarafından gereği gibi soruşturulmuş ve kovuşturulmuş olduğu vakasının,  UEFA 2013 Disiplin Talimatının 2(3) - 4 maddesi UEFA yetkisinin ancak ihlaller üye bir federasyon tarafından gereği gibi cezalandırılmaz ise söz konusu olacağını ön gördüğü için UEFA'nın yetkisinin kendisi tarafından düzenlenmeyen müsabakalara uzanmasına engel olduğunu ileri sürmektedir.

 

BU KANITLAR IŞIĞINDA

 

CAS'ın şu kararları almıştır;

 

1- Trabzonspor Sportif Yatırım ve Futbol İşletmeciliği Tic. A.Ş., Trabzonspor Futbol İşletmeciliği Tic. A.Ş. ve Trabzonspor Kulübü Derneği'nin yaptığı başvuru reddedilmiştir.

2- 17 Eylül 2015'te UEFA Tahkim Kurulu'nun, UEFA'nın 2010-2011'de gerçekleşen şike suçlamaları sonucundaki yerel yaptırımlara karışamayacağı yönündeki kararı onaylanmıştır.

 

3- CAS ofisi tarafından hesaplanacak olan tahkim ücreti, temyize gidenler tarafından kabul edilecektir.

 

4- Temyize giden taraf (Trabzonspor); UEFA, Fenerbahçe ve TFF'nin dava ile ilgili harcamaları karşılığında 5 bin İsviçre Frank'ı ödeyecektir.

 

5- Diğer tüm talepler ve itirazlar reddedilmiştir