1. YAZARLAR

  2. HALİL ŞANLI

  3. Trabzonspor’un değil kendi hesaplarını yapanlar!
HALİL ŞANLI

HALİL ŞANLI

Yazarın Tüm Yazıları >

Trabzonspor’un değil kendi hesaplarını yapanlar!

A+A-

Trabzonspor hiç olmadığı kadar ‘bitik’  ve çaresiz bir durumda. Samimiyetimle söylüyorum ki, kulüp kendi imkanları çerçevesinde  bir liraya  muhtaç halde! Ama bakıyorum ki,  bu gerçekleri göremeyen ya da görmek istemeyen herkes ‘ulema’  kesilip, nefsini ön plana çıkarıp, şimdiden linç girişimlerine başlamış! Tek kelime ile yazıklar olsun.

Önyargılardan vazgeçin…

Sizin bildiklerinizi kimse bilmiyor dimi! Yahu sizin bildiklerinizin on mislini, yüz mislini bilen insanlar var bu şehirde! Siz  ne anlatıyorsunuz? Efendim,  “Ağaoğlu on beş yıl evvel kulübü yüzüstü bırakıp kaçmış!”… Eee ne olmuş! Bunu bilmeyen var mı? Ömür boyu bu düşünce ile mi yaşayalım şimdi.  Kardeşler,  ey   arkadaşlar, bunu en çok yazıp dillendiren, geçmişte bunun hesabını kendi  ölçeğinde soranların başında gelenlerdenim ben!  Şimdi geçmişe takılıp kalalım ve tabu  gibi  yargılarla insanları dar ağacına çekelim,  öyle mi? Kimse hata yapmadı  da,  bir tek Ağaoğlu’nun hatalarını  sayıklayıp duralım öyle mi? Bu adamın, 15 yıldır muhasebe  yapmamış  ön yargısı ile hareket edip değişebileceğine ihtimal vermeyelim dimi! Bu  nasıl bir bakıştır  böyle!  Geçmişte  Ağaoğlu ile ters  düşenler,  bugün el ele vermiş,  iflas etmiş bu kulübe  ‘ne yapabiliriz’  derken,  bizler burun kıvıralım öyle mi? Dün bu kulübün hiçbir  gerçeğinden  haberi olmayan,  bu kulübün atlattığı  tarihi badireleri yaşamamış olan  kimselerin her birine,  bu kulübü teslim edip,  uçuruma taşımalarına  alkış  tutalım ama Ağaoğlu’nu  hemen ön yargılarımızla, vicdanlara  hapsedelim öyle mi?

Bunun adı…

Bu asla Trabzonsporluluk değil, bu ihanettir! Bu, kendi çıkarlarını düşünmektir! Bu,  nefsi duygularımızın  kulüp çıkarlarının üzerine  çıktığının bir kez daha yansımasıdır! Gazete sütunlarında “Ağaoğlu’na destek olacağız”  diyenlerin,  perde arkasında  çevirdiği  oyunların  herkes farkında olduğunu ve bunun  hiç ama hiç şık durmadığını  söylemeliyim.

“Efendim biz  Trabzonspor’un yarınları adına  endişelerimizi  dile getiriyoruz”   dediğinizi  duyar  gibiyim!  Siz,   Trabzonspor’un  yarınları için  değil,  kişisel kaprisleriniz,   yarınlardaki çıkarlarınızın hesabı ile konuşuyorsunuz! HDP’li Demirtaş’a da sorsanız,  ülkenin yarınları adına terörizme destek oluyor! Sizinki de o misal… Sosyal medyaya saldığınız itlerinizle  kafa karışıklığı yapıyorsunuz! Asıl derdiniz,   “Ya Ağaoğlu  Trabzonspor’u özüne döndürüp,  borcu  bir milyonlardan 500-600 bin lira seviyelerine çekerse, ekonomik bir başarı elde ederse,   biz bir daha bu kulübü nasıl ele geçiririz?” korkusunun  içten içe  hezeyanıdır!  Eğer siz ve  sizin uzantılarınızın, Trabzonspor gibi bir endişesi olsaydı,   hem  kendinizi  bu kulübe başkan olmak için yeterli görmezdiniz,  hem de bu kulübü menajerlere  peşkeş  çekme anlayışındaki  tüm başkanlara, ayırmaksızın hesap sorardınız!  Menajerlerle ortak çalışan  herkes,  alkışlarla  gitti bu  şehirden! Hala bakıyorum,  bu kulübün canına okuyanlara  sosyal medya  güzellemeleri  yapanlar, azımsanmayacak  durumda! Sizler  ne Trabzonsporlu olabilirsiniz  ne de bu kulübün gerçeklerini  anlayacak kadar  beyine sahip olabilirsiniz! Vicdanınız kararmış, nefsiniz aklınızı  esir almış durumdasınız!   

Ters düştüm…Belki de halen küsüz!

Ahmet Ağaoğlu için önce şunu söyleyeyim. Eğer beklentilere cevap veremez, eğer Trabzonspor’un parasının bir kuruşunu heba ettiğini hissedersem,  en büyük muhalefeti ben yapacağım kendisine ve yönetimine. Hayatım boyunca çok makamlardan olduk, Trabzonspor  uğruna. Belki çok maddi kazançlardan da!  Lakin ‘makam olmasın  ama Trabzonspor olsun, ona ihanet edemem’  düşüncesi  ile hiç kimseye eyvallah demedim! Fakat bazı insanlara  şans verilmesi gerektiğini iyi bilenlerdenim. 2003 yılından beri  konuşmadığım, belki  de halen küs olduğum  Ağaoğlu’nu,  o günkü yanlışı ile yargılamak durumunda  değilim. Çünkü bugün konjonktür çok daha farklıdır. O gün bilgisi olan, becerisi olan  Ağaoğlu’na  bu yönüyle hep  inanmıştım. Lakin ters düşmemin sebebi zamansız bir çıkışı ve yanlış bir yol tercihiydi! 

Tespitleri doğru…

Şimdi,  “ Bu kulüp İstanbul takımlarına benzemeye çalıştığı için bu duruma geldi. Trabzonspor kendi alt yapı gerçeğine derhal dönmelidir. Trabzonspor, artık menajerler  için bir kazanç kapısı olmayacak. Bu kulübün en büyük sorunu malidir. Bana üç yıl sabır göstersinler”   diyen Ağaoğlu’nun teşhislerinin, son derece doğru  ve gerçek Trabzonspor sevdalılarının arzuladığı  gibi olduğunu  görmeliyiz. Ve yine bugün Ağaoğlu’nun  açıklamalarından birine daha alkış tuttum.  Diyor ki “Kongrede  tüzük için önerge vereceğiz. Artık  gelen yönetimlerin mevcut borcun yüzde otuzundan yukarı harcama yapabilmesi için delegeden yetki alması zorunlulaştırılacak!”…  Yıllardır  söylediğim,  her yerde dillendirdiğim  bir şey bu. Belki tam bir çözüm değil ama en azından  sorumsuz  sorumluların ,  elini kolunu sallayıp menajerlerle  keyif yapmasının önüne geçebilecek,  caydırıcı bir etken olur bu!  Demek ki  Ağaoğlu bu noktada da  samimi ve  kulüp  yararına bir tercih ortaya koymuş durumda.  

Sabır gösterilmeli! Onlar hesabı başkalarına sormalı…

Bakın arkadaşlar ,ey gerçek Trabzonsporlular… Çıkarı için,  kendi istikbali için konuşanları ayırt edin artık. Onlara kulak tıkayın. Böylesine perişan bir ortamda  aday olan insanlara, destek olmak ve zaman tanımak gerekir. Allah aşkına  Aralık ayında kongre var yine. Sekiz ay bile sabır gösteremeyecek ve bu insanlara  destek olamayacak mıyız? Ha  eğer bu insanlar  gül bahçesi  gibi bir kulüp devralmış olsaydı,  hep beraber derdik ki  ‘Acaba bu güzel düzeni bozarlar mı?’… O vakit endişelerinizi anlarım. Lakin bu kulüp  çok özür dilerim ama, şu an bir foseptik çukurundan  daha beter durumdadır!  O nedenle bu kulüpte zaman zaman önemli işler üretmiş,  fikir ve ekonomisi ile katkı yapmış insanlara destek ve sabır göstermek durumundayız. Sabırsız olacaklara önerim,  hesap ve endişelerini  gidip  son üç dönemin  başkanlarına  sormaları yönünde olacaktır.

Ömrüm ve istikbalim…

Son sözüm,  bu yazdıklarım Trabzonspor  içindir. Kimsenin kuşkusu olmasın ki körü körüne bir destek amacı taşımıyorum. Bildiğim insanlardan umudum olduğunu ve onlara bir süre sabır ve saygı gösterilmesi  gerektiğini  anlatmaya çalışıyorum. Ömrüm ve istikbalim  Trabzonspor’u çalanlarla mücadele etmekle geçti. Emin olunuz ki aynı kararlılık ve aynı mücadele azmi ile yapılan icraatların takipçisi olacağım. Sizlerde öyle olun.

Önceki ve Sonraki Yazılar