1. YAZARLAR

  2. HALİL ŞANLI

  3. TÜRK FUTBOLU- HİDDİNK VE OLMASI GEREKENLER!
HALİL ŞANLI

HALİL ŞANLI

Yazarın Tüm Yazıları >

TÜRK FUTBOLU- HİDDİNK VE OLMASI GEREKENLER!

A+A-
Hiddink gitti ! Sorunlar halloldu mu dersiniz ? Hiç sanmıyorum ! Türk futbolunun içinde bulunduğu durumda, sorumluluğu kendimizde aramamız lazım. Futbolumuzun içinde yer alan tüm birimler Hollandalı çalıştırıcıyı değil, önce kendilerini  sorgulamalı!
Bu işte  çok büyük tezatlıklar var. Hiddink dünyanın en büyük teknik adamlarından birisi. Kariyerine baktığınızda Türk A milli futbol ekibinin dışında gittiği her ulusal takımda tavan yapmış ! Yetmemiş kulüpler bazında da son derece klas işlere imza koymuş ! Ne bileyim , Kore’den Rusya’ya, oradan Avustralya’ya, Hollanda’dan İngiltere’ye kadar,   geçmişi hep artılarla dolu bir teknik adam ! Lakin bizim ülkemizde başarılı olamadı ! Bir tek bu ülkede ! O zaman sorunu kendimizde arayacağız! Her kıtada başarılı olan bir teknik adam eğer bu ülkede ‘futbolu bilmiyor’ ya da ‘oyunu okuyamıyor’ gibi eleştirişler alıyorsa, kanımca ciddi bir haksızlığa imza atılıyor demektir! Evet, Hiddink’in de eksikleri yanlışları, hataları vardır.Olmuştur da … Milli takıma yeterince kendisini vermemiş de olabilir ! Bunların hepsine evet! Ancak yine de içinde bulunduğumuz durumun, en son halksını oluşturan sebep Hiddink’tir! Şunu iddia ile söylüyorum ! Hiddink değil de Şenol Güneş ya da Mustafa Denizli veya bir başkası da olsaydı, bu milli takım için değişen pek fazla bir durum olmayacaktı. Başta siyasiler olmak üzere Türk futbolunda olanlar, kendilerini aynanın karşısına koymalı.

Mesela : Türk futbolunun derinliklerine , iliklerine kadar siyasiler uzanmıştır! 2005 yılından itibaren kurulan federasyonların, seçime zorlanan başkanların , oluşturulan listelerin tümünde siyasi müdahalelerin olduğu aşikardır. Son üç federasyon tamamen siyasi orijinlidir. Bir teknik adamın bilgisi , becerisi, kariyerinin , yine söz konusu yıldan beri hiçbir önemi yoktur ! Siyasilere yakın olan , ya da cemaatlerle iç içe bulunan teknik adamlar, istedikleri kulüplerde iş bulurken , hak edenler sırf  ‘adamı’ olmadığı için dışarıda kalmaktadır. Ben ‘hak etmiyor’ demiyorum ama Bülent Korkmaz’ın Karabükspor’a teknik adam olmasında milletvekili Hakan Şükür’ün rolü mutlaktır! Daha niceleri ama ben bir örnekle geçiştirmek istiyorum! Yani ‘at binenin kılıç kuşananıdır’   felsefesi yerle bir edilmiş durumdadır. Siyasi eller, futbolumuzun içinden acilen çıkarılmalıdır. Trabzonspor başta olmak üzere Kayserispor, Ankaragücü ve daha bir çok kulübümüzün de siyasi iradenin isteği ile yönetildiği gerçeğini de göz ardı etmemek lazım ! Demek ki siyasilerin el attığı futbolumuzun geriye gidişinde zat-ı alilerinin   rolü büyüktür!
Federasyonlara önemli görevler düşmektedir. Futbolumuzu yönetenler yabancı ve altyapıdan gelecek oyuncular konusunda mutlaka belli kriterler koymak zorundadır. Örneğin maçların 18 kişilik kadrosunda altyapıdan gelen oyuncu bulundurma zorunluluğu ödüllü hale getirilmelidir. Ceza yerine teşvik yani ! Biliyorsunuz , genç oyuncu kadroya almadığınızda ceza yiyorsunuz! Ama ne oluyor ?

Kadroya alınan genç oyuncu, sadece göstermelik olmaktan öteye gitmiyor! Halbuki bunun yerine şu denilmelidir : ‘ Kendi altyapısından oyuncu çıkarıp 34 lig maçının en az on tanesinde oyuncusuna görev veren kulüpler, yetiştirdikleri futbolcu başına söz gelimi  1 trilyon lira ile ödüllendirilecektir’. Yani hem yönetenleri, hem de teknik adamları , genç isimleri oynatmaları adına  teşvik etmek gerekir. Yabancı oyuncu konusunda ise mutlaka sınırlama olmalı. Sınırlama sayısal   anlamda değil ! Örneğin UEFA nezdinde birinci sınıf   futbol ülkesi   olarak adlandırılan  İngiltere , İspanya, Brezilya, Hollanda, Almanya gibi ülkelerden alınacak yabancıların, o ülkelerin en az ümit milli takım formasını giymiş olmaları! Ya da futbolda ikinci sınıf ülke olarak adlandırılan; ne bileyim Danimarka , Fransa, Çek Cumhuriyeti, Portekiz gibi ülkelerden alınacak oyuncularda en az on beş  kez A milli olma şartı aramak gibi ! Ya da buna benzer kriterler konulmalı. Aynı kriterler yabancı teknik adamlar içinde uygulanmalı! Mesela vakti zamanında bir Hagi’nin ya da bir Alex’in Türk futboluna verecekleri ile   sıradan yabancı bir futbolcunun verecekleri bir olabilir mi ? Ya da bir Derwall, bir Feldkamp, bir Piontek ile sıradan yabancı teknik adamlar, Türk futboluna aynı değeri katabilirler  mi ?
Yine federasyon veya ülkenin  Spor Bakanlığı yabancı transferinde menajerliğe soyunan ve milyon Euro’ları heba eden yönetici ve başkan tiplerini çok yakın takibe almalı ! Bunun yöntemi nasıl olacak bilmiyorum ama bir sistem mutlaka geliştirilmelidir. Özellikle kendi görevlerini bir kenara bırakıp özel komisyoncu tipleri ile çalışan   başkanlara dikkat etmek ve yakın markaja alarak onları futbolun dışına atmak şarttır ! Çünkü sıradan ve ülke futboluna hiçbir değer katmayacak oyuncuları alanlar, büyük paralar harcamış gibi göstererek, ceplerini doldurmakla meşgul olup futbolumuzun içinde bulunduğu durumu umursamamaktadır!
Yine federasyon olarak üçüncü Lig kaldırılmadır. Zira yetenekli genç oyuncular   daha olgunlaşmadan paranın peşine giderek üçüncü ligin imkansızlıkları içinde kaybolup gitmektedir. Üçüncü ligde kaybolan onlarca genç yetenek sayabilirim sizlere ! Örnekler bunlarla sınırlı değil elbet. Basın kendine çeki düzen vermeli , bölgesel ligleri takip etmekle görevli   federasyona bağlı antrenörler, daha özenle seçilmeli ve birilerinin adamı muamelesine tabi tutulmamalı gibi !!!
Anlatmak istediğim; sorunun çözüm noktasının milli takımın teknik adamlığı makamı değildir. Orası en son noktadır! Lucescu’nun da dediği gibi ‘ Türk takımları Avrupa’da Mart ayını göremiyor’ cümlesi sanırım bizim için en önemli göstergedir. Eğer takımlarımız eskiden olduğu gibi Avrupa kupalarında birinci ya da ikinci turda veda ediyorsa,   hatta çoğu kez ön elemede saf dışı kalıyorsa, hangi milli takımın başarılı olması bekleniyor, anlamıyorum ! Türk futbolunu da bugüne kadar Hiddink yönetmediğine göre   demek ki asli sorun; Hollandalı teknik adam değil, bu işlere yön vermekle mükellef olan kendi insanımızdır !
 
 
Önceki ve Sonraki Yazılar