1. YAZARLAR

  2. Murat Karakaş

  3. Yönetmek / Yönetebilmek…
Murat Karakaş

Murat Karakaş

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Yönetmek / Yönetebilmek…

A+A-

Hep merak etmişimdir.

Profesyonel futbolcuları çoğu zaman neden (paralı ama ) amatör yöneticiler  yönetir.?

Üstelik bir çoğu, birçok kez denenmesine, profesyonel kariyeri olmamasına rağmen,

hala nasıl yöneticilik yaparlar anlamış değilim.

 

Borussia Dortmund’un eski bir yöneticisi Watzke bir röportajında bakın ne diyor :

‘’Hata yapmayan insan yoktur. Biz idari yöneticiler de hata yapmış olabiliriz.

Bizi incelerseniz, bizim kendi kendini eleştirmeyi ilke kabul etmiş insanlar olduğumuzu ve bugünkü durumu da tarafsız davranarak ama gerçekleri gözlemleyerek analiz etmeye çalıştığımızı görürsünüz! ‘’ diyor.

 

Maksadım size ‘’ Vaayy be ne laf etmiş’’ dedirtmek değil.

Maksadım ;  bu tip yönetici vizyonuna sahip kaç yöneticimiz var.

Geçmişten bu günümüze kaç yönetici sayabiliriz. (Federasyondakiler dahil)

Garip olan ise, yönetmeye çalıştıkları ‘’ PROFESYONEL’’ insanlar..

 

Değil Trabzonspor’un, Türk futbolunun gelişiminin  / başarı yolunda ilerleyemeyişinin önünde  engel bu olsa gerek.

Tabi mevcut statükonun korunma gayretini de yabana atmamak gerek.

Bu statüko ve gelişime kapalı zihniyet, rekabet dengesini tabiri caizse ‘’DİP’’ yaptırıyor.

Haksız rekabetin ayyuka çıktığı yıllarda bile (2010-2011) pişkinliği ‘’TAVAN’’ yaptırıyor.

Hal böyle olunca da gerek içte, gerekse dışta , sabun köpüğü başarılarla avunup duruyorsunuz. Hatta BAŞARISIZLIKLAR içinde yoğruluyorsunuz.

 

Bir başka merakım ise, bu futbol yöneticileri hiç kitap okuyor mu ?

En azında yöneticisi oldukları sektör ile yani futbol ile alakalı bir kitap okudular mı hiç?

Mesela Literatür yayınlarından 2008 yılında çıkan ‘’FUTBOL YÖNETİMİ’’ isimli bir kitap var.

Yüzlerce kulübümüz var, binlerce de yöneticimiz. Kaçı okumuştur sizce.?

Bir elin beş parmağını geçmez bence.

 

Ne yazık ki ;

Bugün hepimiz rekabetçi dengeyi yükseltecek, futbol kalitesini artıracak, futbol pastasını büyütecek; teşvik, şike, rüşvet gibi futbol dışı faktörleri futboldan uzak tutacak bir yapıyı oluşturma yerine, var olan statükocu ve üretken olmayan yapının devamını ısrarla sürdürmeye devam ediyoruz. Ve bu ısrar bizi futboldan soğutuyor.

 

Şapkayı önümüze koyup, şu gerçeği kabul etmeliyiz artık:

 

Futbolun klasik yönetim tarzlarıyla sevk ve idaresi artık günümüzde mümkün değil...

(Üç noktaa..Sözün bittiği yer)

 

Günümüz üst düzey futbol kulüplerinin sportif ve mali başarıya ulaşabilmesi için,

Kadrosunda barındırdığı yıldızları iyi yönetmekten, teknik adamları iyi yönlendirmekten, kulübe büyük maddi katkı sağlayan taraftar / müşteri ile yönetim arasında çok başarılı bir iletişim ve etkileşim kurabilmekten geçiyor.

 

Yani İLİŞKİ YÖNETİMİ çok önemli.

 

 

Çoğu zaman ;

yıldızları idare edemeyen teknik adamlar,

teknik adamları yönlendiremeyen yönetimler,

yönetime destek yerine köstek olan taraftar / müşteriler  ilişki yönetiminde önemli kavramlar.

 

Ortaya somut bir gerçek çıkıyor.

Başarıya giden yolun temel taşlarını ilişki yönetimi oluşturuyor.

 

İletişimin ne türü olursa olsun, çağdaş davranış bilimlerinde yapılan inceleme ve araştırmalar göstermiştir ki;

başarılı organizasyonlarda  iletişimin başarıya etkisi %70 civarlarındadır.

 

Sonu kupayla bitecek bir yarışma organizasyonu içinde, hedefe ulaşmada,

insanların birbirleriyle kuracakları iletişimin sağlıklı olup olmaması çok önemlidir.

 

Bu son cümleden hareketle kendimize , taraftar olarak biz, yöneticiler olarak siz ve bu işten para kazanan futbolcular pay çıkarmalıyız.

Şampiyonluk özlemimizin neden uzun zamanlar aldığının cevabıdır son cümle.

 

Unutulmamalıdır ki; sonuca ulaşılamıyorsa, ilişki yönetiminde zaaf var demektir.

Öyle sanıldığı gibi bunun yüzde yüz ekonomik yanı yoktur.

 

Konuyu Trabzonspor ile bağlayacak olursak;

Şu an ki Sn Başkan AĞAOĞLU nun bence yapmaya çalıştığı bu.

Öyle ki bir başkan futbolcusu hakkında ( Burak) ‘’ona yanlış yaptık. Ameliyatında aramamız gerekirdi’’ diyebiliyor. Geldiği günden beri yapmaya çalıştığı bürokrasi ile, taraftarı ile, futbolcusu ile ETKİLİ İLETİŞİM kurmak.

Ekonomik getirisi az olsa da doğrusunu yapıyor. Kurumsal kültür aldığı aşikar.

 

Basına yansıdığı kadarıyla aynı şeyleri Asbaşkanı Sn HACISALİHOĞLU için söyleyemiyoruz.

İletişime engel yüksek duvarları olduğu yansıyor bizlere.

Taraftar olarak bize yansıyan bu yükseklik (kompleks), futbolcuya sanırım yıldızlar mertebesindedir.

 

Yeter artık…

Bizi sportif ve mali başarıya götürecek düşünceler içinde olun.

Taraftar her şeyin farkında.

Burak ı maliyeti yüksek diye satmaya çalıştığınızın, Onur’u satmak için çok uğraşırken şimdi sahiplenmenizin, önceki başkanları tarih sayfalarından silmek istemenizin farkındayız aslında.

Bu kulüp hepimizin. TRABZONSPOR’u tutan ve seven herkes hemşerimiz, hepsi can ciğerimiz.

 

İstemeden de olsa ,Stat veya Kongre tribünlerini ‘’ötelileştirerek’’ bir yere varmadık , varamayız.

Sn Faruk ÖZAK da bizim,

Sn HACIOSMANOĞLU da.

Sn ŞENER de bizim, Sn Atay AKTUĞ da.

 

Kurumsallaşmayı kağıt üzerinde değil, sistem üzerinde yaparsak sorunlarımız çözülecektir.

 

Kalın sağlıcakla..

Selam ve saygılarımla..

Önceki ve Sonraki Yazılar